Orbay Soydan: Korsan’la Nasıl Mücadele Etmeli

Share Button

korsan

Geçen hafta gazetelerin İnternet sitelerinde korsana önlem geleceğine dair bir haber vardı.

 

Kuşkusuz bunun gibi haberleri daha önce çok gördük.

 

Ancak bu seferki Fikir ve Sanat Eserleri kanunu yasa tasarısı bir farkla öncekilerden ayrılıyor.

 

Yeni Fikir ve Sanat Eserleri kanunun 73/B maddesine göre: kanun koyucu bilgisayarımıza casus yazılım gönderecek. Sadece korsanı önlemek amaçlı görünen yazılım MP3leri bulabilmek için bilgisayarlardaki tüm verileri tarayacak.

 

Bu tür yazılımlar yaygın olarak CIA ve Mossad gibi gizli servisler tarafından hasımlarını izlemek için kullanılıyor. Türkiye bu yazılımların ne gibi sonuçlarının olabileceğini Odatv davası ile öğrendi. Birileri Odatv bilgisayarlarına bu yolla girmiş ve bazı dosyalar bırakmıştı.

 

Korsanla Nasıl Mücadele Etmeli

 

Bir kere kişilerin bilgisayarlarına casus yazılımlar göndererek bu sorun çözülmez. Öncelikle müzik ve film şirketlerinin şunu kabul etmesi gerekiyor, korsan bile dijitale ayak uydurdu kendileri uyduramadı. Peki, ne yapmalı? Gelin hep birlikte gerçek bir hikâyeden yola çıkarak bunun cevabını arayalım.

 

Yıl 2001 Apple bilgisayarımızdaki müziklerle eşleşerek onları cebimize indirecek bir cihaz tanıttı. Bu cihaza İpod adını verdi. Aynı yıl ABD’de Napster gibi ortaya çıkan dosya paylaşım siteleri müzik endüstrisi için tehditler içermekteydi. Bu yeni durumdan müzik şirketleri hoşnut olmamışlardı. Aynı şekilde Apple, İpod’un karşılaştığı başarıdan sonra “burada müzik satmak için bir Pazar var” dedi. Bunun üzerine müzik şirketi yöneticilerinden oluşan temsilciler Apple’nın merkezine giderek nasıl işbirliği yapabileceklerini konuşmak istediler. Steve Jobs onlara, “Buraya kesinlikle sizleri dinlemek için gelmedim. Benim ne yapılacağı konusunda kendi görüşlerim var. Müzik Endüstrisinde çalışan sizler aradan yıllar geçtikçe çok burnu havada davranmaya başladınız.” Dedi. Jobs’a göre müzik şirketlerinin internet kullanımına yatkın yeni tüketicileri anlamadığı çok açıktı. Daha önce bir şeyler satın almak için dükkânlara gittiğimiz bir dünyada artık yaşamıyorduk. Jobs, onlara ısrarla dosya paylaşımını yenmenin bunu yapan insanları cezalandırmakla değil, makul bir şekilde fiyatlandırılmış bir alternatif sunmak olduğunu söylüyordu.

 

Sonuçta Jobs’un dediği oldu. Bir yıldan kısa bir süre içerisinden bütün müzik şirketleri Apple’nın iTunes mağazasına katıldı. iTunes mağazası ilk haftasında 1 milyondan fazla şarkı sattı. İpod’lar iTunes sayesinde Apple’a güç kazandırıyor ve karşılında dosya paylaşım sitelerine büyük bir darbe indiriyordu. Bugün ise iTunes, Amazon music, Deezer ve Spotify gibi pekçok alternatif mevcut.

Ayrıca sadece müzik değil Humblebundle, Steam Store, Origin, Play Store gibi sitelerden yarı fiyatına ya da 5 dolar bağış karşılığında Battlefied, Crysis gibi oyunlar satın alıp oynanabiliyor.

 

Android platformunu kullandığım için benim favorim Deezer, Spotify gibi müzik uygulamaları. Bu uygulamalar ile ayda 5 lira karşılığında bilgisayar ya da mobil cihazlarınızda çevrimiçi ve çevrimdışı müzik dinleye biliyorsunuz.

 

Aynı şekilde Turkcell ya da TTNET aboneleri kendi internet sağlayıcılarından ücretsiz bir şekilde müzik dinleye biliyorlar. Böylelikle internetten müzik indireceğim diye bilgisayarıma virüste girmiyor. Ya da bilgisayara format attığımda yanlışlıkla çalma listelerim ve müziklerim silinmiyor. Yedeklerini bulut ortamından istediğim zaman tekrardan indirebiliyorum.

 

Demek istediğim korsanla mücadele etmek isteyen, MÜ-YAP’ın daha makul fiyatlarla nasıl çevrimiçi müzik hizmeti verebilirim diye düşünmesi gerekiyor. Tabii aynı şey film yapımcıları içinde geçerli.

 

Türkiye’de hali hazırda TTNET Sinema dışında kaliteli bir film hizmeti sağlayıcısı bulunmuyor. Daha makul bir fiyatla bu yapılırsa korsan film sitelerine de darbe vurulacağını düşünüyorum.

 

Diğer yandan korsanda dünya liginde olan bir ülke olmamız bir yana durdun, Android platformunda çok sayıda uygulamanın korsanı olmasına karşın çok sayıda tüketici makul fiyata oldukları için orijinal uygulama almayı tercih ediyor. Ayrıca akıllı telefonların ve tabletlerin bu kadar yaygınlaştığı bir dünyada bilgisayarlar için geliştirilen korsanı engelleyen yazılım, diğer platformlar üzerinde ne kadar etkili olacağı kuşkulu.

 

Sonuçta önümüzde, Apple’ın eski CEO’su Steve Jobs tarafından denenmiş ve başarılı olunmuş bir sistem var. Gerekli alt yapı oluşturulduktan sonra bizde de başarılı olmaması için hiçbir neden yok. O yüzden korsanı engelleyeceğim diye özel hayatın gizliliğini ihlal etmeye gerek yok, tabi bunu yapanların başka amacı yoksa.

Share Button

Yorumlara kapalıdır