Doç. Dr. Ulaş Başar Gezgin: Vietnam’da Kültür-Sanat (5): Vietnam’ın Güzel Sanatlar Müzeleri Üstüne Güncel Tartışmalar

Share Button

Vietnam National Museum of Fine Arts

ulasbasar@gmail.com

Vietnam’da iki tane güzel sanatlar müzesi var, biri kuzeyde, başkent Hanoi’da; diğeri, güneyde ülkenin en büyük kenti olan Ho Çi Min Kenti’nde (eski adıyla Saygon). Bu iki müze de, 1954’te Vietnam Halk Ordusu’nun Dien Bien Phu’daki zaferiyle son bulan Fransız sömürge yönetimi döneminde inşa edilmiş iki güzel yapıda.[1] Üçüncü bir güzel sanatlar müzesi, yakında, ülkenin üçüncü büyük kenti olan Danang’da (Orta Vietnam) açılacak. Son zamanlarda Hanoi’daki müzeyle ilgili olarak Vietnamlı sanatçılar arasında bir tartışma dönüyor. Müzenin yıllardır aynı yapıtları sergilemesi ve Vietnam’ın çağdaş sanatçılarına çok daha az yer vermesi eleştiriliyor. Bu geleneksel sanat ağırlığının olumsuz sonuçlarından biri, yabancılar başta olmak üzere müze ziyaretçilerinin Vietnam’da çağdaş sanatların pek gelişmediğini düşünmeleri biçiminde karşımıza çıkıyor. Gerçi, bu ‘gelişim’in ölçütleri de tartışmalı. Hatta ölçütlerden öte, çağdaş sanat yapıtlarında, sanatla sanat olmayanın sınırlarının muğlaklaşması, bu tartışmaya bir sorun daha katıyor ve ‘çağdaş’ın nerede başlayıp nerede bittiği sorunu da ekleniyor tartışmaya. Müzenin yenilenmesi gerekiyor elbette; ancak bu, Vietnam’ın sanat tarihinin yapıtaşlarının sergilenmesine engel olacaksa, bir ikilem bekliyor bizi. İşin aslı, yer darlığı.

20150606_140550

Kimi sanatçılar, müzenin daha çok bir anıt salonu işlevinde olmasına ve Vietnam sanat dünyasının ‘yaşayan sanat’ yönüne dokunamamasına değiniyorlar. Bu müzeler, küratöryal olarak zayıf bulunuyorlar; daha çok, sanat yapıtlarının istiflendiği bir depo havası veriyorlar.[2] Vietnam sanatı tarihini dönemlendirmek açısından da, müzenin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini önerenler var. Ayrıca, her bir sanat nesnesi ile ilgili olarak daha uzun yazılı açıklama talebi var. Kimi sanat eleştirmenleri ise, son dönem eserlerin Vietnam dışında satılmasından şikayetçi. Bu, Vietnam sanatının tanıtımı açısından elbette çok güzel bir gelişme. Ancak, aynı zamanda, bu eserlerin Vietnamlı sanatseverlerce tanınmasını zorlaştırıyor. Müzeciliğin son dönem eserleri sergilemesinin önündeki önemli engellerden biri, tam da bu işte. Bir diğer sorun da şu: Müzeye eser bağışı, eskisine göre daha düşük düzeyde seyrediyor. Sanatçıların kimi, geçim kaygısıyla kimiyse ticari niyetlerle, müzeye eser bağışı gibi kamusal seçenekleri düşünmüyor ya da düşünebilecek maddi düzeyde değiller.

20150606_140821

Vietnam’ın ayrı bir çağdaş sanatlar müzesine ihtiyacı olduğunu söyleyenler var. Ancak, bunu kim finanse edecek? Türkiye’deki gibi sanata büyük bütçeler ayırabilecek, hatta bununla övünüp bunun üstünden kültürel sermaye biriktirebilecek küresel ölçekte bir burjuvaziye sahip değil şimdilik Vietnam. İstanbul Modern gibi bir müzenin kurulması, yakın dönemde olanaklı görünmüyor. Vietnam burjuvazisinin daha birkaç yıl öncesine kadar kendi özel uçağı yoktu. Dünya zenginlerinin her yıl bir dökümünü veren Forbes’ta ya da Fortune’da Vietnam’ın zenginleri yer almıyordu son yıllara kadar. Bugün Vietnam’da küresel zenginlerin sayısı artsa da, Türkiye’deki kadar küresel bir burjuvazi yok. Sanata yönelik gösteriş yatırımları ya da ileride rant toplamayı amaçlayan spekülatif yatırımlar da henüz düşük düzeyde. Özel koleksiyoncular elbette ve neyse ki varlar; ama sayıları az. Bu bağlamda, tüm odaları resim galerisi olarak tasarımlanmış ve başkentin göbeğinde olmasıyla öne çıkan yeni bir lüks oteli, Apricot Hotel’i analım. Bu oteli ziyaretimizde, otelin Vietnam’ın çağdaş sanatları alanında adeta yaşayan bir müze gibi küratöryalize edilmesi dikkatimizi çekti. Ancak, hem işlev hem de kapsam dolayısıyla, bir müze-otel olduğunu söylemek olanaksız.

20150606_152703

2014’te 3 bin m2’lik alanda çokça eser sergilemeye devam eden Hanoi Güzel Sanatlar Müzesi’ni 70 bin sanatsever ziyaret etmiş. Devlet planlarında 2020-2030 aralığında yeni bir müze önerisi var. Demek ki, bir on yıl kadar, Hanoi’a bu müzeden başka pek bir seçenek kalmayacak. Çözüm önerilerinden biri, bu müzenin sanal müzecilikle desteklenmesi. Böylece, çağdaş sanatlara da yer açılabilir; müzenin envanterinde yer alıp sergilenemeyen diğer eserler de sergilenmiş olur. Elbette, eksileri de var bu önerinin. Sanal eserler, eserleri bizzat görmek gibi olmuyor. Öte yandan, sanalın sağladığı multi-medya seçenekleri, istiflemecilik temelli bir müzecilik yerine deneyimleme temelli bir müzecilik için dikkate değer olanaklar sunuyor sonuçta. Vietnam’daki güzel sanatlar müzelerinde sergilenen eserlerin ve envanterde yer alıp sergilenemeyenlerin Google Art Project gibi sanal müzecilik platformlarında yer alması, öneriler arasında. Bunun yapılabilir olup olmadığı tartışmaları için, Hanoi’daki Vietnam Milli Tarih Müzesi’nin iki sergiyi dijital ortama aktarması, bir örnek olarak veriliyor.

20150606_152826

Bir diğer öneri, Vietnam hükümetinin teşviklerle ya da vergi indirimleriyle, burjuvaziyi müzeciliğe özendirmesi. İçlerinden koleksiyoncu olanlarının müzeciliğe yönelmesi bile Vietnam sanat dünyası için büyük bir fark yaratabilir. Öte yandan, geleneksel sanatlar yerine çağdaş sanatlara yönelecek bir burjuvazi ile çağdaş sanatçılar arasında, sanat zevkleri ve düzeyi açısından farklar çıkması da olası. Burjuvazinin sanatçılar kadar sanat bilgisine sahip olmasını beklemek hayal olur. İlgi, bilgiyle eşanlamlı değil. Keşke olsaydı; böylece birçoklarımız için hayat daha kolay olurdu. Bir başka çıkış yolu ise, son zamanlarda kendi müzelerini kuran daha ileri yaşlardaki Vietnamlı sanatçıları desteklemek. Daha çok şehrin dış çeperlerinde daha ucuza bulabildikleri arsaları satın alıp sanat amaçlı yapılar inşa eden bu sanatçı kuşağının sergileme alanı kısıtlı olsa da, yaptıkları katkı büyük. Diğer şehirlerdeki girişimler için de geçerli bu durum. Ya zenginler sanata yönelecek ya da sanatçılar maddi durumu düzeltip ileri yaşlarda işliklerini ve çalışma alanlarını genişleterek müzeleştirecek. En akla yakın seçeneklerin bunlar olduğu anlaşılıyor.

20150606_153129

Yalnızca Vietnam sanatı değil aslında burada ele alınan konu. Herhangi bir ülkenin geleneksel ve çağdaş sanatlarını sergileyebileceği alanlar ne kadar geniş olursa, insanlığa katkı o kadar büyük olacak. Bu nedenle, sanat amaçlı kullanılan alanların genişletilmesi ve daha ileri küratöryel pratiklerle ve deneyimsel bir müzecilik anlayışıyla buluşturulması, yalnızca Vietnamlı sanatçıların değil hepimizin sorunu…

Vietnam National Museum of Fine Arts


[1] Aslında 3 müze var. Vietnam’ın eski kraliyet başkenti Hue’de üçüncü bir güzel sanatlar müzesi (Hue Kraliyet Müzesi) bulunuyor; fakat bu, yalnızca Vietnam’ın kraliyet döneminden eserler sergiliyor; bu nedenle bir güzel sanatlar müzesi olarak değil, kraliyet müzesi olarak tarifleniyor. Müzede sergilenenler, çoğunlukla, sarayda bulunan geleneksel sanat eserleri, özellikle de oda eşyaları. Buradaki tartışma, bu müzeyi kapsamadığı için, odağımız dışına düşüyor. Bu müze, Beşiktaş’taki Milli Saraylar Resim Müzesi’ne bir ölçüde benziyor; ancak, farklılıklar, benzerliklerden daha fazla; çünkü Hue’deki müzede eşya ağırlığı sözkonusu. Zaten benzerlikler daha fazla olsaydı; burada onu üçüncü güzel sanatlar müzesi olarak tartışmaya katmamız gerekirdi.
[2] Bunun bir benzeri Hanoi’daki Vietnam Tarihi Müzesi için de geçerli. Ancak bunların tersine Halkbilim Müzesi’nde ve Ho Amca’nın Anıtkabri yakınındaki yenilenmiş olan Ho Çi Min Müzesi’nde, müzenin gezilip bakılacak yer yerine, deneyimlenecek yer olarak küratöryalize edildiğini görüyoruz. Dolayısıyla, bu son iki müze, farklı bir deneyim yaşatmayı hedefliyor.  
Share Button
Doç.Dr.Ulaş Başar Gezgin

Hakkında Doç.Dr.Ulaş Başar Gezgin

1978 İstanbul doğumlu Gezgin, Türkiye, Vietnam, Tayland ve Malezya’da 17 yıl ders verme deneyimine ve Yeni Zelanda (doktora), Avustralya (ortak proje) ve Latin Amerika’da (gazetecilik) araştırma deneyimine sahip bir akademisyen-yazardır. Araştırma ve öğretim konuları, iletişim, psikoloji, eğitim bilimleri, şehir plancılığı, Asya çalışmaları vb. gibi geniş alanları kapsamaktadır. Eğitimini Darüşşafaka, Boğaziçi Üniversitesi, ODTÜ ve yurtdışında tamamlayan Gezgin’in yayınlanmış 14 kitabı, internette yayınlanmış 16 elektronik kitabı, yayınlanmayı bekleyen 5 kitabı olmak üzere toplam 35 kitabı ve çok sayıda kitap bölümü, makalesi, gazete yazısı ve yazınsal çalışmaları bulunmaktadır. Akademik çalışmalar dışında, çeşitli dergi ve gazetelere köşe yazıları yazmakta; şiir, şarkı sözü, şarkı, deneme, yazınsal inceleme, öykü, film öyküsü, film çözümlemesi, masal ve roman türlerinde yapıtlar vermekte ve çeşitli ülkelerden şairleri ve şarkıcıları Türkçe’ye kazandırmaktadır. Son dönem çalışmalarına yazın ve toplumbilim tartışmalarıyla yüklü güncelerini de katmıştır. Çalışmalarını Orta Vietnam kenti Hoi An’da, 1983’de babasının ölümünün ardından 2017’de yitirdiği annesinin anısı için oluşturduğu Edibe Gezgin Sanat Evi’nde sürdürmektedir. 1990’dan bu yana tüm yapıtlarının dökümü için bkz. Gezgin Kaynakça (1990- ) https://www.slideshare.net/dr_gezgin/gezgn-kaynaka

Yorumlara kapalıdır