Utku Varlık: Ai Weiwei – His Master’s Voice

Share Button

his

Çocukluğumdaki kırmızı borulu gramafon ve markasını simgeleyen bu grafik, belleğimde sürekli yaşadı, daha sonra yıllarda öneminin farkına varıp, aradığımda; annemin bir eskiciye verdiğini öğrendim. 50 yılları; lüzumsuz objet’lerin evleri terk ettiği, Amerika’nın otoyolu’na girdiğimiz yıllardır, bu temizlikte iki adet ikiz antika çin vazosu da elden çıkarılmıştı ve de kilimler. Bu “Sahibinin Sesi” markası giderek gramafon’dan çıkıp politik boyutta bizi yönetenlerin sesi ve o güçlerin dümen suyunda olanların sanal bilincinin bir grafiği oldu, yöneten ve yönlendirilen olarak varolduğu sürece. 1973 de farkına vardığımız; “Soğuk Harbin” en önemli silahının Modern Sanat olduğu, CIA’nın, bugün müzelerin gözbebeği olan nice tanınmış Amerika’lı sanatçının bilerek ya da bilmeyerek buna katıldığını ama manupulé edenlerin isimleri; müzelerin, fondation’ların, büyük kolleksiyonların, sanat lobilerinin milyarderleri olduğunu, eski CIA ajanı Donald Jameson’nun yazdığı kitap’dan öğrendik. Çok ilginç kimseyi de şaşırtmadı yazdığım blog (Fırça-Silah ya da Dışavurumcu soyut ve CIA / 9-Nisan 2012). Farfield Fondation’nun yönettiği ve John Hay Whitney’in çok aktif olduğu operasyon, CIA ajanları ve de conceptuel sanatın kurucu ve akıl hocası Michael ve İlena Sonneband sayesinde tuvalden çıkıp “contemporary” etiketiyle bugün beyin yıkama endüstrisi ve manupulation gücüyle sanatı yönetiyor. Ama 1947 lerdeki komünist avının beyni Mc Carthy ve de FBI patronu J.Edgar Hoover’in açtığı “kültüre özgü” her eğilimin bir sol’a kayış, Amerika’nın komünizmden sterile edilmiş bir demokrasi ülkesi olma hayalleri ve de bu sürede entellektüellere yapılan her türlü zulmün hesabı sorulmadığı gibi bu oyunu bir başka açıdan ajan-provakatör’lerle başka ülkelere de exporté etmek yine 1950 yıllarında raya oturtuldu. Bizim gibi az gelişmiş ülkelere çok kolay uygulandı; işe sanatı falan katmadan, düşünenlerin bir “vatan haini” olduğunu, hemen yargıya, hapise, sürgüne, işkenceye giderek ölüme uzanan yarım asır bilmiyorum bunu yargılamak için yeterli mi?

makhno23

Ai Weiwei orta yaşlarda bir Çin’li, babası önemli bir şair, Ai Qing ama biraz derine indiğimizde, baba ve oğulun geçmişiyle ilgili inandırıcı bir özgeçmiş’e’ye rastlamıyoruz. Weiwei 17 yaşında Amerika’ya sinema okumaya gidiyor! Daha sonra NewYork’da “undergraund” ortamı ve de Andy Warhol bir usta olarak; provacation sanatı adına onu etkiliyor. 1989 Tian’anmen başkaldırısıyla kendini duyuruyor Wai, yaptığı “açlık grevi” kendisine aktüel bir önem kazandırıyor. Dikkat edelim; bu senaryoda karanlık noktalar çok fazla; Wei’nin varoluşu yani Amerika’ya gidişi, sanat dünyasına yaklaşısı, Pekin’de bir gurup öğrencinin başkaldırışı, açlık grevi ve de babasının hastalığı nedeniyle Çin’e dönüşü daha sonra kendine yakıştırdığı “manupuléteur” tavrıyla gözaltı, tutuklamalar vs.  Tek slogan “Özgürlük ve Demokrasi” ama kimin için ve neden sorusuna yanıt yok. Önce yine açtığı bayrağın simgesine gelelim:  Çin’de “İnsan Hakları”, demokrasi! Söz konusu olan bu ülke nüfus olarak 1.3 milyar ve de kapitalizmin merkezi, neyi dinamitlemek İnsanı tanımlamadan, şu  günü gününe yaşadığımız, tanık olduğumuz “insana dair” sığlaşmaya görücü kaldığımız, hiç bir çözüm getiremediğimiz sürece. Önümüzdeki bir kaç yıl içinde Çin, bugüne kadar yaptığı “doğum kontrolünü de hafifletecek ve de göreceğiz dünya nüfusunun hangi boyutlara geleceğini. Bu gibi sloganlarla kendine sanat adına bir dokunmazlık, “notoriété” sağıyor ve  de Contemporary lobisinde yaptığı “komplo teorileri ve hayalleriyle” de Kassel- documanta-, Tate Modern, New York MoMa, Martin Grapius Müzesi Berlin, tüm Bienaller vs. kapıları ardına kadar açılıyor.

makhno23

Tüm bu sembol- simge adına yapılan tonlarca objet’nin gereksizliğini düşünürken, bunu sergileyen Alman galerisi Heugerrisemschneider, Amerikan “Fondation Michigan” a iyi bir fiyata sattı. Kanımca her şey satılık!

Very Yao- 150 Bisiklet Tekerleği

Bir bisiklet fabrikasından toptan fiyata alınan bu 150 tekerlek, Çin’deki proleterlerin, halkın tek ulaşım aracını simgeleyen bir objet olarak “conceptuel” manada bir “instalation”; Very Yaho

Kütükler-Rooted Upon / Megan Fox 2009

100 adet kök-kütük; kimsenin müdahalesi olmadan “köklerinden sökülmüş” bu ağaçlar kendi anlatımlarını tek başına yapıyor ama biraz düşünelim; kimliğini, varoluşunun izlerini yitirmek adına yapılmak istenen kavram bu müzeye kaça mal oldu? Conceptuel’i yani kavramı; bir şiir, roman, sinema, afiş daha iyi yaparken bu sirk’e ne gerek var!

Tatlı su incisi ve çin porsoleni'ne gönderi

Ai

Sunflower Seet - 2010

2010 yılında Londra Tate Modern’de Wei’nin yaptığı bu gösteri, kendinin “megalo” sınırlarını zorladığı en güzel örnek; 1600 artisan’nın gerçekleştirdiği, 100 milyon, seramik el yapısı ayçiçeği, Tate Modern’nin 1000 metre-kare salonuna serpiştirilmiş. Wei yine düşmanı Mao’nun bir “metafor’undan yola çıkmış: “Çin’liler şimdi kendilerine dönüyorlar; nasıl ayçiçekleri güneşe dönüyorlarsa!”

Documenta 12 Kassel- Template/Ming el Quing tapınağının kapı ve pencereleri

Yine 2007 de Documenta’yı bu angaryaya sokuyor Wei; Mao’nun ve de Komünist Partisinin din’i dinamitlemesine karşı;  yıkılmış 12 yüzyıl Ming El Quing Tapınağının kapı ve pencerelerini Kassel’ e taşıtıyor. Sergiden sonra ne yaptıklarını düşündüm!

8

Documenta 2007 Kassel- Ladies Dormitory

Documenta’nın Wei’ye karşı duygusallığı, ona sınırsız proje yapma olanakları verince; bu kez herhangi 1001 Çin’li kadının Kassel’e daveti. Amaç, gelen davetlilere verilen fotoğraf makineleriyle bir hafta sonu kentte çektikleri fotoğrafları sergilemek. Kendi mekânlarından hiç çıkmamış bu insanların Kassel kentini nasıl gördüğü! Sosyal bir anket mi? Bilinmez ama geriye binlerce bulanık foto ve de önemli bir fatura kaldığı bir gerçek.

Hei Xie - Seramik Yengeçler / Hirshorn Museum

Ayçiçekleri misali Yengeçler de seramik; söylenmek istenen, Wei’nin kendi kendine ters düşmesi yani yaptığı provokasyon; Çin’de doğum özgürlüğü ama unutulan bugün kontrol altında olan Çin, şu anda ki nufusunu bile kontrol edemiyor. Çin’e doğru bir göç yok; Çin’den önemli dünya ülkelerine göç o kadar önemli ki dünyanın yeni bir “chinetown” a dönüşümü söz konusu

6000 AhşapTabure / Martin- Gropius Müzesi Berlin

Yine dönüp dolaşıp eski ve yeni, değişim, ağaç ve plastik. Kasaba ve köylerden toplanmış bu yaşamış tabureler kendilerini Berlin’de buluyorlar. 2013 Venedik Biennali’de de Alman pavyonunda 886 tabure sergiliyor Ai Weiwei.

Venedik Bienali 2013- 886 Ahşap Tabure

8

Shangai’daki atölyesinin urbanism adına yıkımı da Wei’ye böyle bir instalation yaptırıyor; anlatılan yine “dynastie” – kiremitten betona acılı geçiş!

Beijing Olimpiyat Stadı 2007

2007 Bejing olimpiyatları; ünlü stadın yapımını bir İsviçre firması Herzog & Demouron alıyor; 800 milyon doları aşan önemli bir sipariş,  “form olarak kuş yuvası” , ilginç, önemli bir proje. Bir süre sonra Ai Weiwei’nin ihalede aracı olup, önemli bir rol oynadığı ortaya çıkıyor. Ne kadar para kazandığını bilmiyoruz ama ülkesiyle ilişkisinin bir başka delili, Çin’nin de “Contemporary”yi iyi kullandığının açık örneği.

Kolay bir provakasyon; bir saniye sonra image Twitter'de

Buna benzer anımsatmalar örneğin Marilyn Monroe misali ama instantané, çaktırmadan yapılan, sonra da internetle dünyaya başkaldırı olarak dağıtılan basit bir provokasyon.

Ülkemizde bir başka yapılır bu ama uzaktan "selfie" yapmak kolay

Bu parmak tüm sanata yapılan bir jest, politik amacından öte. Sanatın varoluşundaki hayal kurgusu uzaktan yapılmış bir parmak çıkartmakla ruhunu yitiriyor, amacından saptırılıyor, Marcel Duchamp fazla uzak değil.

Wei'nin bir ajan- provakatör olduğu artık bir gerçek

Şimdiye kadar Documenta’nın amacını anlayamadım; sırtını sanata dayamış ama her kez yapılanın bizi “makaraya” almak için yapıldığını düşünüyorum. Absürt’ü mü oynamak istiyorlar? Başka bir “söylem “biçimi bulmak için kurulmuş bir araştırma merkezi mi? Üstüne oturdukları para, Almanya’nın artık parası mı? İkinci dünya harbinin tüm sefaletini yaşamış bir ülkenin belini doğrultup zenginleştikden sonra “gerçek kurgusuyla” dalga mı geçmek. Uzun bir süredir “insan hakları ve demokrasi” sloganları beni rahatsız etmeye başladı. Kurulduğu 1955 yılından sonra hızlı bir şekilde “conceptuel” bir tavır kazanan fuar; 1970 lerde Joseph Buys’un “installation” bahçesi oldu:

Joseph Beuys 1972

Joseph Beuys 1972

Beuys Documenta’nın parkına 7000 meşe ağacı dikerek doğaya gönderide bulunuyor ve de bronz bir kazma da bir sembol olarak anıtlaşmış.

Hans Rucker- Co's Oasis 1972

Joseph Beuys- 1982

10 yıl sonra Beuys tonlarca granit bloklarını documentanın önüne yığmış, nedense hep görsel yargılarız ama ben daha gerçekçi düşünerek bunun organizasyonunun zor olduğunu düşünüyorum!

Rebecca Horn- Dei Ein tanzer

Sonuçta, belki başka bir amaçla başlanan ama tekrarlar sonucu amacından saptırılıp, sosyal-politik kimliğiyle sanattan uzaklaşan Documenta ve de tüm Biennaller, varolmak ve aktüaliteyi sürdürmek adına sıkıntı mekânları olmak çizgisine geldiler. Bir büyük sirklerdeki zorunlu tüm “atraction”lar gibi o kadar görülmüş ki çocukları bile şaşırtmıyor!

Share Button
Utku VARLIK

Hakkında Utku VARLIK

Sanatsal eğitimine 1961 – 1966 yılları arasında Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Sabri Berkel atölyelerinde başlayan Utku Varlık daha sonra oyma baskı (gravür) ve taş baskı (litografi) atölyelerinde devam etmiştir. 1970 yılında Paris´e gitmiş, 1971 – 1974 yılları arasında Güzel Sanatlar Ulusal Yüksekokulu´nda George Dayez ile, 1973 – 1975 yılları arasında da Cachan Atölyesi´nde taşbaskı çalışmıştır. Sanat çalışmalarına halen Paris´te devam etmektedir. İlk önceleri dışavurumcu anlatımla figürlerini biçimlendiren Utku Varlık, 1960 ve 1970´lerde dönemin politik yaşamından etkilenerek yaptığı resimlerinde de bu anlatım biçimini kullanmıştır. Sanatçı özellikle 1975´ten sonra dışavurumcu anlatımdan uzaklaşmış ve düşsel bir anlatım biçimine yönelmiştir. Sanatçı için figür, sürekli ve asal olan doğanın yaşayan öğelerinden biridir ve yansımasını doğada bulur.

Yorumlara kapalıdır