Doç. Dr. Ulaş Başar Gezgin: Tam Zamanında Sorulmuş Bir Soru: Vietnam’da Yılbaşı Nasıl Kutlanır?

Share Button

Tet Nguyen Dan (Vietnam Yeni Yılı)  

Vietnam’da yılbaşı nasıl kutlanır? Bu soruya yanıt vermek için “hangi yılbaşı?” diye sormak gerekiyor. Vietnam, yılbaşını Türkiye’de de olduğu gibi 1 Ocak’ta kutluyor kutlamasına ama asıl yılbaşı bu değil. Asıl yılbaşı, ay takvimine göre belirleniyor. Vietnam takvimleri her gün için hem güneş hem de aya göre tarihleme yapıyor. Vietnam iki takvimin bir arada başarılı bir biçimde kullanılabileceğinin bir örneği… Ayrıca 0 noktası İsa’nın doğumu yerine Buda’nın aydınlandığı yıl olan (İ.Ö. 543) Budist takvimi de kullanılabiliyor.

“Bu yazı neden şimdi yazıldı?” sorusuna geçelim. Yazı tam da zamanında yazılmış bir yazı; çünkü ay takvimine göre yılbaşı Ocak sonu ya da Şubat başı gibi oluyor. Geçen yıl 19 Şubat’taydı yılbaşı; bu yılsa 8 Şubat’ta; seneye 28 Ocak’ta kutlanacak. Her yıl için yılbaşı tarihleri çoktan belli; bu nedenle hiç bir karışıklık yaşanmıyor. Vietnam’da yılbaşına ‘tet’ (Tết) deniyor. Tet, yalnızca yılbaşı değil, aynı zamanda ülkenin en önemli ve en uzun resmi tatili. Yaklaşık 1 hafta sürüyor. Dolayısıyla, bir tür laik bayram gibi de düşünülebilir.

Bir de 12 hayvanlı takvimin kullanıldığını anımsatalım. Geçtiğimiz yıl (2015), keçi yılıydı. Önümüzdeki yıl (2016), maymun yılı. Vietnam takvimi, bir hayvan dışında (tavşan yerine kedi) Çin takvimiyle aynı. Yıllık burç inanışları var: “Falanca yılda doğanlar şöyle olur” gibi. Takvim, 12 yılda bir döngüye girdiğinden, sözgelimi 2016 doğumlu olanlarla 2004 doğumlu olanların benzer kişisel özellikler taşıdığı düşünülüyor. Kimi Vietnamlılar, evlilikler ve bebek doğumu için uygun yılı (hatta ay ve gün) bile bu burç sistemine bağlı olarak kararlaştırıyorlar.

phòng vé duy đức

Tet gelenekleri, Batı usulü yılbaşından çok daha dolu dolu, neşeli ve umutlu oluyor. Bir kere bayram temizliği yapılır.[1] Bayramlık elbise geleneği de aynı. Evler şeker, çikolata, çerezlerle doldurulur. Misafirler dolu dolu yeyip içsinler diye atıştırmalık stoğu yapılır (özellikle ay çekirdeği, karpuz çekirdeği, şekerlemeler, meyve turşuları, (hindistan cevizi ve zencefil başta olmak üzere) kurutulmuş meyve parçaları). Ne kadar çok misafir gelirse eve o kadar bereket geleceğine inanılır. Yeni yıla girmeden önce evde yılsonu yemeği verilir. Bu, evde oturanların tercihine göre, küçük bir çevreyle de yapılabilir; büyük bir çevreyle de… Komşular bu geleneklerde aile bireyleri kadar değerlidir.[2] Evler çiçeklerle ve bütçe elverirse büyük saksı ağaçlarıyla güzelleştirilir. Yılbaşından önceki günlerde, sokaklar, çiçek ve saksı ağacı satıcılarıyla dolar taşar. Onların kaldırımları dolduruşu bile, tek başına, Vietnamlılara yılbaşı heyecanı verir.

Vietnamlılar (özellikle geleneklere bağlı olanlar) zaten yıl boyu çokça çiçek satın alıyorlar. Evlerde ailenin tercihine göre bir sunak bulunur. Sunak, en basit durumda, evdeki odalardan (tercihen giriş ya da salon) birinin duvarına vidalanmış küçük bir tezgahtan da oluşabilir; evin önüne yerleştirilmiş ruh evi olarak adlandırılan maket evden de. İki durumda da, sunakta, vazo, tütsülük ve ölmüş aile bireylerinin fotoğrafları yer alır. Vazodaki çiçekler sık sık yenilenir; tütsüler yakılır ve tezgaha, yitirilen canlara sunmak üzere bir kasede meyveler bırakılır. Bu meyveler tropikal de olabilir; elma ve nar gibi Türkiye’de yaygın olarak bilinen meyveler de… Bu sunağın küçük bir sürümü de mutfakta bulunur. Mutfak ruhu (ya da Çin inancında mutfak tanrısı) inanışına göre, mutfak ruhu/tanrısı yeni yıl gelmeden önce, göklerdeki Yeşim Han’a (ya da ‘göktengri’ diyebiliriz) evde olan bitenlerle ilgili olarak tuttuğu raporu iletmektedir. Yeni yıla girmeden önce, geçen yıl evi korumuş olan mutfak ruhuna, göğe gitmeden önce teşekkür etmek gerekir. Yıl boyunca hem yitirilen canlara hem de mutfak ruhuna tütsüler yakılır; meyveler (kimi zaman bisküvi de olabilir) adanır ve çiçekler sunulur. İşte bu nedenle, Vietnam’da çiçek pazarı, her zaman alıcısı olan bir pazardır. Yılbaşı öncesinde ise, diğer günlerdekinden çok daha fazla çiçek alınır. Saksı çiçeklerine gelirsek, genellikle meyveleri dallarında bolca bulunmak kaydıyla mandalina ağaçları ve benzerleri daha çok tercih edilmektedir. Meyvesiz olsa da tomurcuklanmış olan şeftali ve kayısı ağaçları da çiçeklerinin renk güzelliği nedeniyle çok satar. Bunlar çiftçiler tarafından yılbaşı öncesinde satılmak üzere saksılarda yetiştirilmektedir. Mandalina ağaçlarındaki meyveler yenmez; zaten güzel görünsünler diye genellikle ilaçlanırlar. Ağaçlara süs için kırmızı çaputlar bağlanır.[3] Yılbaşından sonraki günlerde saksı ağaçları artık evde tutulmaz. Kimi çiftçiler, bunları satmak yerine kiralamaktadırlar.

Tet, çocuklar için gerçek bir bayramdır. Türkiye’deki geleneklerde de olduğu gibi, bu bayramda çocuklara bozuk para ve şeker verilir. Ancak, para elden verilmez. Bayram için özel olarak hazırlanmış olan kırmızı zarflara konulur, öyle verilir. Buna ‘uğurlu para’ ya da ‘şans parası’ denilmektedir. Çalışmaya başlayan gençler, annelerine ve babalarına, ninelerine ve dedelerine aynı zarflarda şükran parası verirler. Miktarından çok simgeselliği önemlidir. Yaşlılara kuş yuvası içeceği armağan edilir.[4] Yılbaşı boyunca tapınaklar ve mezarlıklar ziyaret edilir; tütsüler yakılır; adaklar adanır; fakat dini törensellikler yılbaşı haftasında çok da belirgin değildir. Zaten aileden aileye de değişmektedir.

vietnamese-tet-holiday

Küçük şehirlerde ve köylerde, Tet, çocukların hatta yetişkinlerin birlikte oyunlar oynadığı günlerdir. Gurbette çalışanlar bu günlerde köylerine ya da (kentlilerse) evlerine dönerler. Ancak, ailelerin kavuşma günü başka bir gündür: Her hanenin, uzaktaki yakındaki tüm aile bireylerini çağırıp birlikte yemek yediği, yitirilen canları andığı bir günü vardır. Tet’te ise, aile bireylerinin aynı anda bir evde toplanmaları beklenmez; bu günler çok dolaşılan günlerdir. Kimi ailelerse, Tet, en uzun resmi tatil olduğundan, “fırsat bu fırsat” deyip gezmeye giderler. Oteller tümüyle dolar; uçak, tren ve otobüs bileti bulmak olanaksız duruma gelir.

Türkiye’de zamlar genellikle yılbaşından hemen sonra yapılır. Böylece yılbaşı gecesi eğlenenler eğlenir ve yeni yıla aslında biraz daha yoksul uyandıklarının farkına sonradan varırlar. Vietnam’da ise, devletin değil ama özel sektörün zam yaptığı zamanlar tam da Tet alışverişi döneminde olur. Bu nedenle, kimi Vietnamlılar, bayram alışverişini önceden yaparlar. Çalışanlara tatil öncesi yılbaşı ikramiyesi dağıtılır.  Yılbaşı haftası boyunca kimi yerlerde neredeyse tüm dükkanlar kapanır; çünkü yılbaşında kimse çalışmak istemez.[5] Hatta yılbaşından önceki haftada dükkanını kapatanlar olur. Kimi yerlerde açık bakkal ya da lokanta bulunmaz. O nedenle, atıştırmalık stoğuna ek olarak yiyecek stoğu da yapılır. Vietnam’ın temel yiyeceği ekmek değil pirinç olduğundan[6] fırınların kapanmasını kimse dert etmez. Tet için özel olarak, muz yaprağında ya da başka yapraklarda pirinç yemekleri yapılır; içlerine tercihe göre mercimek ve fasulye ezmesi ya da et konabilir. Ayrıca yılbaşına özel çörekler ve pastalar da vardır. Pazarlarda ve marketlerde çoğunlukla geleneksel yiyeceklerden oluşan yılbaşı sepetleri satılır.

İşte bir yıl daha geride kalıyor. Vietnam’ın büyük şehirlerinde kimi işlek yollar, kutlamalar için trafiğe kapatılıyor. Kimi ilçelerde çiçek şenlikleri düzenleniyor yılbaşı için… Her yerde geleneksel yılbaşı müzikleri çalınıyor; bangır bangır değil, cıstak cıstak hiç değil. Umutla ve içten duygularla dolu geleneksel ezgiler bunlar… Bir yıl daha, parıltılı ve coşkulu anılarla geride bırakılacak… Bu yazının özeti şu: Başka bir yılbaşı kutlaması mümkün…

 



[1] Bayramda barışma gibi bir düşünce olmasa da bayramda kavga etmek hoş karşılanmaz. Bayramda kavga etmenin yıl boyu uğursuzluk getireceği düşünülür.
[2] Zaten geleneksel cenazelerde de tabutu komşuların taşıması tercih edilir.

[3] Kırmızının uğur getirdiğine inanılmaktadır. Süslemelerde genellikle kırmızı tercih edilir.

[4] Bu içecek, kuşların yuvalarından yapılan bir üründür ve Doğu Asya’da bunun şifalı olduğuna inanılmaktadır.

[5] Büyükşehirlerde ilçesine göre farklı olabiliyor.

[6] Ekmek de yeniyor, özellikle kahvaltıda; ama pirinç daha yaygın.
Share Button
Prof. Dr.Ulaş Başar Gezgin

Hakkında Prof. Dr.Ulaş Başar Gezgin

1978 İstanbul doğumlu Prof.Dr. Ulaş Başar Gezgin, Türkiye, Vietnam, Tayland ve Malezya’da 19 yıl ders verme deneyimine ve Yeni Zelanda (doktora), Avustralya (ortak proje) ve Latin Amerika’da (gazetecilik) araştırma deneyimine sahip bir akademisyen-yazardır. Eğitimini Darüşşafaka (1989-1996), Boğaziçi Üniversitesi (Eğitim Bilimleri, lisans, 2000; Sosyal Psikoloji, yüksek lisans 2002), ODTÜ (Bilişsel Bilimler, doktora, 2006) ve yurtdışında (2009, üniversite düzeyinde ders verme yetkisi, Avustralya; Darmstadt Teknik Üniversitesi, Şehir Plancılığı, yüksek lisans, 2011) tamamlayan Gezgin’in toplam 100 kitabı bulunmaktadır. Akademik çalışmalar dışında, çeşitli dergi ve gazetelere köşe yazıları yazmakta; şiir, şarkı sözü, şarkı, deneme, yazınsal inceleme, öykü, film öyküsü, film çözümlemesi, tiyatro oyunu, masal ve roman türlerinde yapıtlar vermekte ve çeşitli ülkelerden şairleri ve şarkıcıları Türkçe’ye kazandırmaktadır. Ayrıca henüz gün yüzü görmemiş 100’ü aşkın bestesi bulunmaktadır. Çeşitli çalışmaları 12 dile (Türkçe, İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Japonca, Vietnamca, Tayca, Gürcüce ve Azerbaycanca) çevrilmiştir. E-mail: ulasbasar@gmail.com Twitter: http://twitter.com/ProfUlas Linkedin: http://www.linkedin.com/in/ulasbasargezgin/ ORCID Profile: https://orcid.org/0000-0002-6075-3501/print Research Gate:https://www.researchgate.net/profile/Ulas_Basar_Gezgin Academia: https://forumduytan.academia.edu/ProfUlas Youtube: https://www.youtube.com/ulasbasargezgin

Yorumlar kapatıldı.