Şafak Güneş Gökduman: Edirne Görünümleri

Share Button
Veysel Kurucu, Havsa

Veysel Kurucu, Havsa

90 yıla yakın bir süre Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış, Osmanlı mimarisini doruk noktasına taşıyan görkemli dini yapıları ve sivil mimarlık örnekleri ile ön plana çıkmış olan Edirne, tarihi ve kültürel varlıkların birikimi ile Türkiye’nin en önemli kentleri arasında yer alır. Aynı zamanda coğrafi konumu nedeniyle Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı niteliğindedir. Uzun yıllardır Edirne’de yaşayan ve çalışan Deniz Gökduman, Türkiye’nin en önemli kentlerinden biri olan Edirne’ye bir de sanatçıların gözüyle bakmak düşüncesinden yola çıkarak Edirne Görünümleri başlıklı bu sergiyi düzenlemiştir.

Edirne Görünümleri sergisi Ali Gümülcine, Ayfer Uz, Caner Karavit, Deniz Bayav, Deniz Gökduman, Kerem İşcanoğlu, Mahpeyker Yönsel, Mustafa Orkun Müftüoğlu, Tolga Boztoprak ve Veysel Kurucu’nun birer çalışmasından oluşmaktadır.

Ali Gümülcine, Enez

Ali Gümülcine, Enez

Sanatçıların çalışmalarına tek tek ele alacak olursak son dönemlerde Fotorealist akıma ilgi duyan ve çalışmalarında fotorealizm tekniğini kullanan Ali Gümülcine’nin Edirne’de tatil düşüncesinden yola çıkarak realist bir üslupla yaptığı Enez’de Bir Yaz adlı çalışmasında sol ön köşeye yerleştirdiği kola kutusuyla da Fotorealizme göz kırparak tüketim toplumuna eleştirel bir gönderme yapmayı da ihmal etmediğini söyleyebiliriz.

Ayfer Uz, Keşan

Ayfer Uz, Keşan

Ayfer Uz ise kolaj izlenimi veren Keşan adlı çalışmasında, bir araya getirilmiş imgeler aracılığıyla Edirne’nin tarihsel geçmişine ve doğal güzelliklerine masalsı bir atmosferle vurgu yapmıştır.

Caner Karavit, Ayşe Kadınlı Deli Sabri, 100 X 70 cm., mdf üzerine karışık malzeme ve yağlı boya

Caner Karavit, Ayşe Kadınlı Deli Sabri, 100 X 70 cm., mdf üzerine karışık malzeme ve yağlı boya

Uzun zaman özgün baskı ve ahşap oyma sanatıyla ilgilenen, yaklaşık on yıldır da geleneksel Çin resmi üzerine araştırmalar yapan Caner Karavit’in sergideki çalışmasının adı Ayşe Kadınlı Deli Sabri’dir. Karavit, öznel bir bakış açısıyla ve karışık teknik kullanarak yaptığı bu çalışmada Ayşe Kadınlı Deli Sabri’nin hikâyesinden yola çıkarak Edirne’ye anılarının penceresinden bakar ve izleyiciyi belleğinden alınmış bir sahneyle Edirne’nin yakın geçmişine götürür.

Deniz Bayav, Edirne

Deniz Bayav, Edirne

“İnsanın doğasını anlatmanın en iyi yolu büyük dramatik resim kurguları yaratmak bu kurgulara sembolik göndermeler eklemek değil, tüm halleri ile özne’yi tanımaktan geçer” diyen Deniz Bayav’ı odak noktasında figürlerin yer aldığı ve modern dünyanın karmaşıklığı karşısında kendisini çaresiz ve yalnız hisseden bireyin yaşadığı hayal kırıklıklarını, sıkıntıları izleyicilerin tamamlayacağı bir hikâye anlatırcasına tuvale aktardığı çalışmalarında zaman da önemli bir unsurdur. Sanatçı, Yansımalar adlı çalışmasında da Selimiye Camisi’nin suya akseden görüntüsüyle dünü ve bugünü bir arada yaşayan Edirne kentinin tarihsel önemini vurgulamıştır.

Deniz Gökduman, İpsala

Deniz Gökduman, İpsala

Çalışmaları politik ve günlük hayat izlenimleri olarak iki ana başlıkta değerlendirilebilecek olan Deniz Gökduman’ın, politik eserlerinin çerçevesini genellikle gündeme yönelik eleştiriler ve önemli simaların portreleri oluştururken, günlük hayattan esinlendiği çalışmalarının merkezinde ise çoğu kez kadın figürü yer alır. Son dönem çalışmalarında kent görünümlerine de yer veren Deniz Gökduman, Hangi Kapıyı Aralasak adlı çalışmasında Edirne’nin sınır şehri olarak önemine dikkat çekmeyi amaçlamıştır.

Kerem İşcanoğlu, Lalapaşa, 60 x 80 cm., T.ü.y.b., 2017

Kerem İşcanoğlu, Lalapaşa, 60 x 80 cm., T.ü.y.b., 2017

Kerem İşcanoğlu, ise Lalapaşa adlı çalışmasında ise Edirne’nin doğal güzellikleri yerine kentleşmenin getirdiği göç olgusuna dikkat çekmeyi amaçlamıştır. Sanatçı, kullandığı kontrast renklerle göçün getirdiği terk edilmişlik ve yalnızlık duygusunu izleyiciye geçirmeyi başarmıştır.

Mahpeyker Yönsel, Süloğlu

Mahpeyker Yönsel, Süloğlu

Kimi zaman otoportre çalışmaları yaparak kimi zaman da insanı günlük yaşamdaki hâlleriyle resmederek yaşamdan edindiği izlenimleri tuvale aktaran Mahpeyker Yönsel, sergide Süloğlu Barajı adlı çalışmasıyla yer almıştır.

Mustafa Orkun Müftüoğlu, Uzunköprü

Mustafa Orkun Müftüoğlu, Uzunköprü

Eserlerinde insanın varoluşunu ve insana ait duyguları konu edinen ve bunları kimi zaman portreler aracılığıyla realist bir biçimde kimi zaman da mitolojiden yola çıkarak fantastik biçimde görselleştiren Mustafa Orkun Müftüoğlu ise Uzunköprü’den İzlenim adlı çalışmasında II. Murat döneminde, Mimar Muslihiddin tarafından, 1427-1443 yılları arasında inşa edilen ve dünyanın günümüze ulaşan en uzun taş köprüsü olma özelliğine sahip  Uzunköprü’yü konu edinerek Edirne’nin tarihi yönüne vurgu yapmayı tercih etmiştir.

Tolga Boztoprak, Meriç

Tolga Boztoprak, Meriç

Kimi zaman evsizleri, mültecileri, kimi zaman da şehrin kalabalığı içerisinde kaybolmuş bir şekilde bir şeylere yetişme telaşı içerisindeki insanları konu edinen çalışmalarıyla sıradan insanın varoluş mücadelesini toplumcu gerçekçi bir bakış açısıyla tuvale yansıtan Tolga Boztoprak son dönem çalışmalarında ise doğaya yönelmiştir. Boztoprak’ın sergide yer alan Meriç adlı çalışması ise  “Atölyemde gökyüzünden bir perspektif oluşturarak, Anadolu’nun farklı noktalarını tuvallerime yansıtıyorum.” diyen sanatçının köyden kente göçe ve bunun sonucunda yalnız bırakılan topraklara dikkat çekmek amacıyla figüre yer vermediği son dönem çalışmalarıyla kullanılan renkler ve anlatım dili bakımından bütünlük oluşturmaktadır.

Son dönem çalışmalarında hızla değişen ve dönüşen dünyada insanın konumu ve insan ilişkilerini anamorfik perspektif yöntemlerini kullanarak resmetmeye çalışan Veysel Kurucu, Havsa Manzarası adlı çalışmasında ise ilk dönem çalışmalarında olduğu gibi realist bir bakış açısını tercih etmiştir.

Sergideki çalışmalara genel olarak bakıldığında Deniz Bayav’ın Yansımalar; Mahpeyker Yönsel’in Süloğlu Barajı, Mustafa Orkun Müftüoğlu’nun Uzunköprü’den İzlenim; Veysel Kurucu’nun Havsa Manzarası adlı çalışmalarında Edirne peyzajlarını realist bir yaklaşımla ele aldıkları görülürken Ali Gümülcine’nin Enez’de Bir Yaz, Ayfer Uz’un Keşan, Caner Karavit’in Ayşe Kadınlı Deli Sabri, Deniz Gökduman’ın Hangi Kapıyı Aralasak ve Kerem İşcanoğlu’nun Lalapaşa adlı eserlerinde Edirne’nin kendilerinde bıraktıkları izlenimleri yorumladıkları söylenebilir.

Sergiyle ilgili önemli bir nokta da sergide çalışmaları yer alan sanatçıların çoğunun yolunun bir şekilde Edirne’den geçmiş olmasıdır. Bu da sergiyi, kentin sanatçılar üzerinde bıraktığı tesirin eserlere yansıması noktasından bakıldığında daha da anlamlı kılmaktadır.

Share Button
Şafak GÜNEŞ GÖKDUMAN

Hakkında Şafak GÜNEŞ GÖKDUMAN

2000- İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. 2001-2002- İstanbul Teknik Üniversitesinde İnkılap Dil Enstitüsü’nde bir yıl İngilizce Hazırlık okudu.(Sanat Tarihi YL) 2005- İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı ABD. Yüksek Lisansını tamamladı. Ocak 2017 “1980 Sonrası Türk Romanında Üstkurmaca” başlıklı teziyle İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Doktora programından mezun oldu.Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsünde Türk Sanatında doktora çalışmalarına devam etmektedir. 1998 yılından itibaren Varlık, Virgül, E, Hürriyet Gösteri, Sanat Antika Koleksiyon ve rh+ artmagazine gibi dergilerde sanat ve edebiyat üzerine makale ve röportajları yayımlanan Şafak Güneş (Gökduman), Kasım 2013’ten beri KolajART’ın Yayın Yönetmenliğine devam etmektedir. Abdülhak Şinasi Hisar’ın İstanbul’u adlı incelemesi İBB. Kültür A. Ş. tarafından yayımlanmıştır.

Yorumlara kapalıdır