Zeliha Demirel, Şenol Yorozlu “OUR BOYS DID IT”

Share Button

Sanatçı olmanın, üzerinde isminizin yazılı olduğu bir bayilik hülyası haline geldiği bu çağda bize samimiyetle, toplumsal duyarlılıkla seslenen çağdaş bir sanatçı Şenol Yorozlu. Son dönem çalışmaları Brieflyart’ta sergileniyor.

Çağın ve hayatın değerlendirmesine aracılık ve tanıklık eden, bir sanatçının eserleriyle göz göze gelmek … dil, imgeler ve gösterge…

Serginin başlığı “Our Boys Did It” / “Bizim Çocuklar Başardı!” Doğrudan ama ters hamleyle bizi sorgulamaya iten bu başlık, daha çok yaşı genç olanlar için ilk karşılaşmada bir başarı öyküsü gibi algılanırken; belleğimizi yokladığımızda, bedelini pek çok hayatı feda ederek ödeyip geçtiğimiz toplumsal bir eşiğin gerçeğini hatırlatır.

Dünyanın herkesi yaraladığı, yaralamadıklarını da öldürdüğü gerçeğini yaşantımız süresince öğreniyoruz. Katmanlı okuma gerektiren demlenmiş çalışmalar Şenol Yorozlu’nun son sergideki resimleri ve enstalasyonu, adeta katman perspektifi, kazıdıkça her katmandan taşan çığlık seslerinin yankılandığı. Gerçeklik, derine daha derine baktıkça zamanın solucan deliklerinden nasıl sızıyorsa, tuvallerden de derine daha derine baktıkça öyle sızmakta..

Tarihteki ilk cinayet Habil-Kabil bir çerçevenin içinden insana, insanlığa bıraktıkları mirasa bakıyorlar, sanatçının işaret ettiği sembolizmaları da yüklenerek.

Büyük boyutlu eserler Şenol Yorozlu yapıtları, gündelik olanın, genel geçer olanın aksine. Keskin ya da sert geometrik formlarla kurulan evrensel alegorilerde labirentlerin yönü değişse de insanın dramını dondurarak yakalayıp hapseden katmanlar, kemikleşmiş alanlar, üzeri örtülmüş yüzleşmeler haykırmakta…

Şenol Yorozlu çalışmalarıyla bize daha çok zamanda geriye yolculuk yaptırıyor ve unutmayalım diyor. Masum olana, sessiz olana, iyi insana, hassas olan her şeye yapılanı unutmayalım.

Beni etkileyen resimlerden biri de “Seksek Oyunu” isimli resim. Çocuk sek sek oyununu tuvalde bırakıp, ölmeden önce, son kez bırakıp, anne babasını mı aramaya gitti?… gibi pek çok sorgulamayla bizi baş başa bırakıyor resimler…

Dakis Joannou’yu Beklerken, HANDel, Şok Kırmızı, kabil, Kös DNA test’i, Seksek Oyunu, Beyaz Yazı, Love,.. sergilenen çalışmalardan.

Yapı bozuma uğratılan doğu ve batı alfabe harflerinin anlam ve kavram boyutuyla ve de biçimsel olarak yeniden dizge halinde resimleri kuşatıp kavrayışını ve imgeler dünyasına karışımını görüyoruz.

Boyanın ve dokunun kullanılışı sanatsal olgunluğun imbiğinden demlenerek süzülmüş, renkler ve dokular birbirinin içine, içeriden bir duyarlıkla sızmış.

Galerideki kısa sohbetimizde, bu sergide ilk kez paletini sergilediğinden ve bir sergide sergilediği resmini, başka bir sergide sergilemediğinden söz etti. Ve “Görünenin ardındaki gerçeğin ya da gerçeklerin” kendisini ilgilendirdiğinden.

Son söz; dünya dişidir, yaşamı ve ölümü sonsuza dek doğurmaya devam eden, ve resim de ve sanat ta dişidir, zamanın sayfalarına çentik atan. Kalın boya katmanları altından gerçeği tüm çıplaklığıyla görmeye hazır mısınız?

Sergi kataloğunda Can Aytekin, Yorozlu’nun yazının sadece anlam boyutunu değil, biçimsel yapısını da yapıbozuma uğratarak resimsel olanı ürettiğinden söz ederken; Nilgün Yüksel, sanat yapıtı geçmişle şimdi, hafıza ile anı arasında nerede salınır’ın odağında yapıtları anlatıyor.

Sergi 17 Şubat‘a kadar, Brieflyart Sanat Galerisi‘nde; Salı-Cumartesi günleri 10.00 / 18.00, Pazar günleri 13.00 / 18.00 saatleri arası gezilebilir.

Share Button

Yorumlar kapatıldı.