Bazı ressamların belirli bir figür veya konuya bağlı kalarak yıllarca tekrar ederek resim yapması konusundaki “Sanatçıların Aynı Figür ve Temalı Resimlerini Değerlendirirken Nitelikli ve Ticari Tekrar Ayırımını Yapabilmek”[1] başlıklı yazımda nitelik konusuna vurgulama yaptım. Sanat eserindeki niteliğin sanatçı tarafından yaratılan kuram ve teknik koordinasyonun yansıması olup, bu yazı ile de bu
Kategori: SANAT
Christian Brinton: Modern Sanatçılar: “Antoine Wiertz”
Christian Brinton[1]: Modern Sanatçılar[2]: “Antoine Wiertz”[3]
Çeviren: İlksen Duru Erol[4]
Korsika’dan gelip bir süre için Avrupa haritasını ve insanlığın kaderini derinlemesine değiştiren soluk yüzlü kaptanın ölümünden yıllar sonra sanat, kendi doğal gelişim sürecinde yeniden başlamıştır. Sert ve yenilmez bir şekilde, Yunanistan ve Borne’un yeniden hayata dönen kahramanları, büyülenmiş halkın gözleri önünde azametle yürümeye devam ettiler. Kendi
Vecdi Uzun: Sanatçıların Aynı Figür ve Temalı Resimlerini Değerlendirirken Nitelikli ve Ticari Tekrar Ayırımını Yapabilmek
Autunlu Honorius’tan ilhamla;
“Sanatçının sürgünü tekrar, vatanı yaratıcılıktır”
“Zevkler ve renkler tartışılmaz!” deyip, sanatseverin sadece beğenmeye yaslanmaması gerekir. Sanatsever olarak sanat eseri diyerek önünüze konulan çalışmaları öncelikle plastik değerler açısından seçme ve elemeye tabi tutmadan sadece beğeniyle satın alarak ona sanat eseri muamelesi yapıp, duvarınıza asarsa; bu resim onun ve ülkesinin sanat düzeyini belgeler!
Deniz Gökduman: Siena Okulu
Yıllar önce, ressam ve akademisyen Adnan Çoker’in hazırladığı “İtalya’da Rönesans Okulları” başlıklı grafiksel bir çalışmayla karşılaşmıştım. Bu çalışma, İtalya’daki Rönesans sanat okullarının oluşumunu, birbirileriyle kurdukları etkileşim ağlarını ve sanatçıların kimlerden etkilenerek nasıl bir gelişim süreci izlediklerini şematik bir bütünlük içinde ortaya koyuyordu. Okullar arasındaki estetik akrabalıkları ve sanatçıların
Deniz Gökduman: Yılmaz Güney Tartışması Üzerinden Caravaggio’ya Bakmak
Son dönemde Yılmaz Güney üzerine yapılan tartışmalar, sanat ile sanatçının kişisel yaşamı arasındaki kadim soruyu yeniden gündeme taşımıştır. Şarkıcı Aydilge’nin “İyi film çekmek, tetik çekmeyi meşrulaştırmaz” sözleri ve oyuncu Farah Zeynep Abdullah’ın Güney’i şiddet üzerinden tanımlayan eleştirileri, kamuoyunda geniş yankı bulmuştur. Bu tür yorumlar, çoğu zaman sanatçının üretiminden çok bireysel yaşamına odaklanmakta; sanatsal kimlik
Deniz Gökduman: Barok’un Gerilim Noktası: Judith Sahnesinde İki Üslup
Barok sanatın en güçlü ikonografik anlatılarından biri olan Judith ve Holofernes sahnesi, yalnızca Eski Ahit kaynaklı bir hikâyenin görselleştirilmesi değil, aynı zamanda şiddet, etik, güç ve temsil meselelerinin sanat tarihinde yoğunlaştığı bir düşünce alanıdır. KolajART’ta yayımlanan önceki yazımda vurguladığım gibi, Barok resim yalnızca dramatik ışık-gölge etkileriyle değil, izleyiciyi olayın psikolojik merkezine yerleştiren anlatım biçimiyle öne
Christian Brinton: Modern Sanatçılar: “Antoine Wiertz”
Christian Brinton[1]: Modern Sanatçılar[2]: “Antoine Wiertz”[3]
Çeviren: İlksen Duru Erol[4]
Korsika’dan gelip bir süre için Avrupa haritasını ve insanlığın kaderini derinlemesine değiştiren soluk yüzlü kaptanın ölümünden yıllar sonra sanat, kendi doğal gelişim sürecinde yeniden başlamıştır. Sert ve yenilmez bir şekilde, Yunanistan ve Borne’un yeniden hayata dönen kahramanları, büyülenmiş halkın gözleri önünde azametle yürümeye devam ettiler. Kendi
Vecdi Uzun: Sanatçıların Aynı Figür ve Temalı Resimlerini Değerlendirirken Nitelikli ve Ticari Tekrar Ayırımını Yapabilmek
Autunlu Honorius’tan ilhamla;
“Sanatçının sürgünü tekrar, vatanı yaratıcılıktır”
“Zevkler ve renkler tartışılmaz!” deyip, sanatseverin sadece beğenmeye yaslanmaması gerekir. Sanatsever olarak sanat eseri diyerek önünüze konulan çalışmaları öncelikle plastik değerler açısından seçme ve elemeye tabi tutmadan sadece beğeniyle satın alarak ona sanat eseri muamelesi yapıp, duvarınıza asarsa; bu resim onun ve ülkesinin sanat düzeyini belgeler!
Deniz Gökduman: Siena Okulu
Yıllar önce, ressam ve akademisyen Adnan Çoker’in hazırladığı “İtalya’da Rönesans Okulları” başlıklı grafiksel bir çalışmayla karşılaşmıştım. Bu çalışma, İtalya’daki Rönesans sanat okullarının oluşumunu, birbirileriyle kurdukları etkileşim ağlarını ve sanatçıların kimlerden etkilenerek nasıl bir gelişim süreci izlediklerini şematik bir bütünlük içinde ortaya koyuyordu. Okullar arasındaki estetik akrabalıkları ve sanatçıların
Deniz Gökduman: Yılmaz Güney Tartışması Üzerinden Caravaggio’ya Bakmak
Son dönemde Yılmaz Güney üzerine yapılan tartışmalar, sanat ile sanatçının kişisel yaşamı arasındaki kadim soruyu yeniden gündeme taşımıştır. Şarkıcı Aydilge’nin “İyi film çekmek, tetik çekmeyi meşrulaştırmaz” sözleri ve oyuncu Farah Zeynep Abdullah’ın Güney’i şiddet üzerinden tanımlayan eleştirileri, kamuoyunda geniş yankı bulmuştur. Bu tür yorumlar, çoğu zaman sanatçının üretiminden çok bireysel yaşamına odaklanmakta; sanatsal kimlik
Deniz Gökduman: Barok’un Gerilim Noktası: Judith Sahnesinde İki Üslup
Barok sanatın en güçlü ikonografik anlatılarından biri olan Judith ve Holofernes sahnesi, yalnızca Eski Ahit kaynaklı bir hikâyenin görselleştirilmesi değil, aynı zamanda şiddet, etik, güç ve temsil meselelerinin sanat tarihinde yoğunlaştığı bir düşünce alanıdır. KolajART’ta yayımlanan önceki yazımda vurguladığım gibi, Barok resim yalnızca dramatik ışık-gölge etkileriyle değil, izleyiciyi olayın psikolojik merkezine yerleştiren anlatım biçimiyle öne






