Vecdi Uzun: Hegemonik Çağdaşlığın Çıkmazında Bir Patika: Bir Alternatif Olarak Metamodernizm
Bu çalışma, çağdaş sanat ortamının alternatifsiz bir "tarihsel son istasyon" olarak dayatılan hegemonik yapısını ve bu yapının ürettiği tözsel tıkanıklığı aşabilecek alternatif bir patikayı sorunsallaştırmaktadır. “Simülatif Estetik ve Yaratıcılıksız Sanatçılık”başlıklı ilk makalede yapı söküme uğratılan "Yaratıcılıksız Sanatçılık" (Creativeless Artistry) ve "Simülatif Estetik" krizinin karşısına; tek ve mutlak bir kurtarıcı dogması olarak değil, rasyonel ve çoğulcu bir "başka bir yol" olarak Metamodernizm konumlandırılmaktadır. Postmodernizmin alaycı nihilizmi ile çağdaş piyasanın finans sömürgeciliği arasında sıkışan bağımsız sanatçıya ve yabancılaşan izleyiciye; metamodernizmin "salınım" (oscillation) ve "bilinçli naiflik" (informed naivety) kavramları üzerinden yeni bir solunum alanı önerilmektedir. Yapay zekâ (AI) kullanımıyla nesnesizleşen, tuvalin tasfiye edilerek dijital ekranlara sıkıştığı yeni estetik evren, kuramın "duygusal töz" ve "yaratıcılık temeli" ilkeleriyle yeniden haritalandırılmaktadır.
Nilgün Yüksel: Yaman Pakdil’in Küratöryel Pratiğinde Mesafe ve Yakınlık
Küratöryel pratikler üzerine yazmak, aynı zamanda günümüz sanatının farklı temsil biçimlerini de tartışmaya açmak anlamına gelir. Kaldı ki, çağdaş sanat sergilerinde sanatçı, yapıt, sergileme biçimi, mekân, izleyici ve küratör arasındaki ilişkiler, yalnızca estetik ya da organizasyonel tercihler üzerinden açıklanamaz. Sergileme pratiği, sanatçının ve yapıtın nasıl seçildiğini, hangi mekânda ve hangi bağlamda konumlandırıldığını, nasıl sunulduğunu
Vecdi Uzun: Sayın Genco Gülan’a Açık Mektup: Kavramın Değeri, Biçimin Yolculuğu ve Sanatın Ortak Geleceği Üzerine
Sayın Genco Gülan, KolajART sayfalarında kaleme aldığım “Retorik Estetik: Çağdaş Türk Sanatında Plastik Dilin İğdiş Edilmesi ve Kavramsal Enflasyon” başlıklı makaleme yönelik paylaştığınız Beş maddelik düşüncelerinizi büyük bir ilgi ve memnuniyetle okudum. Sanat dünyamızın bu tür entelektüel tartışmalara, derinlemesine anlamaya çalışarak yapacağımız fikir alışverişlerine her zaman ihtiyacı var.
1990’ların sonunda Akademi önünde manifesto
Geleneğin İzinden Çağdaş Sanata: Prof. Dr. Süleyman Saim Tekcan’ın Ardından
Türk resim ve özgün baskı sanatının öncü isimlerinden, ressam, baskı sanatçısı ve akademisyen Prof. Dr. Süleyman Saim Tekcan, 18 Ekim 2026 tarihinde, 86 yaşında yaşamını yitirdi. Sanat yaşamını yalnızca bireysel yaratıcılığın sınırları içerisinde değerlendirmeyen; üretimi, eğitimi ve kurumsallaşmayı birbirini tamamlayan kültürel sorumluluklar olarak gören Tekcan’ın ölümü, Türkiye’nin çağdaş sanat tarihinde önemli bir dönemin kapanışını simgeliyor.
Meltem Üldes: “İnsânî” Olanı Aramak
Göklerde hazine var sandım / Yüzüstü düşüp / Tanrıya çarptım.
-Tülin Çetinkol-
Filmlerinde ve şiirlerinde daima varoluşsal bir sorgulama peşinde olan Tülin Çetinkol, “İnsan Azınlıktır: Bir İz” isimli fotoğraf serisiyle arayışına devam ediyor. Sanatçının “Mırıldanmalar Hiçliği ve Beni Ağırla” kitaplarındaki metaforik anlatımı fotoğraflarında da aynı tutarlılıkla görmek mümkün.
Sadeliği, zarafeti ve hüznüyle öne çıkan şiirsel
Marcel Duchamp’ın Ruhuna Hayır Pilavı: Fatih Balcı’dan Çanakkale’de Bienal Eleştirisi
Sanatçı Fatih Balcı, 10. Çanakkale Bienali’ne paralel olarak tasarladığı “Pür Pilav” adlı güncel sanat performansıyla geleneksel hayır pilavı dağıtımını çağdaş sanatın kurumsal yapısını sorgulayan eleştirel bir eyleme dönüştürdü. Marcel Duchamp’a göndermede bulunan çalışma, sanatın sınırlarını, bienallerin meşruiyetini ve sanat dünyasındaki güç ilişkilerini tartışmaya açmayı amaçlıyor.
10 Ekim 2026 tarihinde başlayan ve 20 Kasım’a





