Vecdi Uzun: 19. ŞEFİK BURSALI RESİM YARIŞMASININ ARDINDAN İPTAL EDİLEN BİR BAŞARI ÖDÜLÜ

Share Button
Fatma Kılıç

Sanat yarışmalarının genç sanatçılar için önemini bilir, ama tüm sanat yarışmalarına karşı ihtiyatlı yaklaşırım.  İhtiyatlı davranmama yol açan en önemli unsur;  jürinin o seçimi yapabilecek sanat ve sanat tarihi birikimi yanında konuyu önemseyecek düşünce yapısına sahip olmasıdır. Sanat jürisinin gerektirdiği şartlar ile başka uzmanlıkları karıştırmamak ve adil olabilmek için öncelikle o konuda uzman olmak gerekir.

Türkiye’de bilinen uzmanlardan oluşan jüri tarafından açıklanan 37. DYO Resim Yarışması sonuçları üzerinde 2017 yılında yaptığım inceleme sonucunda iptal edilen bu yarışma birincilik ödülü hakkındaki süreçleri basın ve sosyal medyadan takip etmek mümkündür. 37. DYO resim Yarışmasından sonra ülkenin önemli resim yarışmalarını sistematik olarak mercek altına alarak incelemeye başladım.

Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü 19. Şefik Bursalı Resim Yarışması sonuçlarını 25 Mayıs 2021 tarihinde resmi web sitesinde ve basında paylaştı. Basında paylaşılan ödül alanların resimleri arama motorları üzerinde taranınca Fatma Kılıç’ın resminin yarışma kurallarına göre sorunlu olduğuna karar verdim. Konuyu öncelikle aynı gün arkadaşım jüri üyesi Hikmet Çetinkaya’ya ilettim. Aşağıdaki paylaşımı da 26 Mayıs 2021 12.12 itibariyle sosyal medyada yaptım. Yayınladığım saat itibariyle de Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne de konu iletildi.

Eski İstanbul Fotoğrafı

“”19. Şefik Bursalı Resim Yarışması sonuçları ilan edildi. Başvurusu kabul edilen 627 eseri;

*  Başkent Üniversitesi Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adnan Tepecik,

* Ressam Hikmet Çetinkaya,

* Ressam Mehmet Ali Doğan,

* Bursalı ailesinin temsilcisi Ünsal Piroğlu ile,

* Kültür ve Turizm Bakanlığından Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı Dr. Alper Özkan,

Seçici kurul olarak değerlendirdi.

Başarı ödülü alanlar arasındaki Fatma Kılıç’ın “İstanbul” isimli çalışmasını sanatseverlerin takdirlerinize sunarım.

Ödül alan resmin sosyal medyada dolaşan bir fotoğraftan aslına uygun (renk kullanımı hariç ) şekilde aktarıldığı görüşündeyim. Resminin aslını görmediğim için muhtemelen yağlıboya/akrilik çalışmanın yarışmanın özgünlük kuralları kapsamında tekrar değerlendirilmesi gerekir.

https://m.facebook.com/EskiZamanlardaIstanbulunEnGuzelFotograflari/posts/3138814942868811/?refsrc=http%3A%2F%2Fwww.google.com%2F&_rdr

Bu paylaşım sonunda jüri üyesi Hikmet Çetinkaya jürinin oy birliği ile ödülü iptal ettiğini bildirdi.  Jüri üyesi Mehmet Ali Doğan da bu konuyu teyit etti.  Diğer jüri üyesi

 Prof. Dr. Adnan Tepecik de mesajında bu konuda net olmasa da beyanda bulunmuştur. Şu ana kadar Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü tarafından bu konuda resmi olarak açıklama yapılmamıştır.

Buraya kadar konuya “Bir yarışmada hata yapılmış, ödül de iptal edilmiş. Sıradan bir olay. Olayı büyütmeyin.” Şekliyle bakmamak gerekir. Bu yarışma sonucunda çıkan görüntü genelde resim yarışmaları ve özelde Şefik Bursalı Resim Yarışmasının tekrar masaya yatırılması gerektiğini ortaya koymaktadır.

  1. Bu yarışma jüri üyeleri uzaktan ve internet ortamında kendilerine gönderilen görseller üzerinden ayrı ayrı değerlendirme yaparak kendi ödül ve sergileme listelerini Genel Müdürlüğe göndermişler. Temas kurduğum üç jüri üyesi bu konudan şikâyet ederek hataya bunun neden olduğunu ifade etmektedir. Oysa hiçbir jüri üyesi bu olumsuz şartları ileri sürerek görevi bırakmamış veya muhalefet şerhi koymamıştır. O şartlarda görevi sürdürmek zorunda değilseniz bırakacaktınız!
  • Temas kurduğum üyeler bu işi gönüllülük esasıyla yaptığını söylemektedir. Bu göreve getirilince hiç biri bu hizmet karşılığı bir ücret talep etmediğine göre bugün için yapacakları tek iş var; o da susmaktır!  Bu sonuçtan hareketle bu yarışmada jüri üyelerine yaptıkları hizmetlerinin karşılığı olan makul ücret mutlaka ödenmelidir. 
  • Benimle mesaj yoluyla sosyal medya üzerinden temas kuran Jüri Üyesi Başkent Üniversitesi GSF Dekanı Prof. Dr. Adnan Tepecik’in hatanın sosyal medyada ortaya konulması karşısındaki bana yönelik tepkisini anlamakta güçlük çektim.
  • Ödül alan Fatma Kılıç’ın resminin arama motorlarından taranmasına bile gerek yok.  Bu resmin kaynağını oluşturan fotoğraftan çalışılan başka resimler de sosyal medyada dolaşmaktadır.  Bunun bir jüri üyesi tarafından bilinmemesi son derece doğaldır.  Bu tarz bir resmin bir sanat fuarına katılacak olması da ayrı bir tartışma konusudur.  Ancak temel sanat bilgisi,  on beş-yirmi yıl resim hafızası ve sanat tarihi bilgisi olan sıradan bir sanatseverin çok kısa sürede bu resmin sanat adına özgünlük ve yaratıcılık değerleri taşımadığını hissetmesi gerekir.  Özellikle bu üç jüri üyesin mevcut donanımlarına rağmen bu resmi ödüle layık seçme konuda görevlerini tam olarak yapmadığını düşünüyorum.
  • Jürideki Bakanlık temsilcisi Dr. Alper Özkan bu jüride doğrudan seçim görevinde bulunmuşsa onun da seçim konusunda duyarlı davranmadığı söylenebilir.
  • Beşinci jüri üyesi Şefik Bursalı Aile Temsilcisi Av. Ünsal Piroğlu hakkında da resim seçiminde hata yaptığını söyleyebilirim. Av. Ünsal Piroğlu konusunu özel bir başlık altında detaylandırmakta yarar var.  Genelde tüm görsel ve özelde Ulusal görsel sanat yarışmalarının seçici kurulları nasıl oluşturulmalı?” sorusunu bir kenara koyarak Şefik Bursalı Resim Yarışması’nın daimi seçici kurul üyesi olan Av. Ünsal Piroğlu ve bu yarışmadaki konumunu sanat dünyasında tartışmaya açmak istiyorum.

Bir sanat eserinin telif hakları ile sanat eseri olma özelliği açısından inceleme ve değerlendirmesi zaman zaman birbirini destekliyor görünse de;  bu iki alan özellikleri itibariyle çok farklı uzmanlık alanlardır. Biri konuya hukuki, diğeri sanat tarihi ve sanat eserinin “Neliği” açısından bakar.

Sanat eseri değerlendirmesi temelde sanat uzmanı (Sanat tarihçisi, eleştirmen, sanat eğitimli kişiler vb. );  sanat tarihinden hareketle her iki sanatçı ve eser arasındaki üslup farklılıklarını veya benzerlikleri ile konu olan sanatçı ve eserlerin sanat tarihindeki yerini ortaya koyar. Sonuçta sanat uzmanı “Bu kopya veya özgün.” der.  Bu çalışmasını da detaylı bir raporla ortaya koyar.                                                                                              

                                                                                                                                                                 Telif hakları konusunda yapılan inceleme ise;  sanat uzmanı tarafından yapılan inceleme ve ortaya konulan rapor temelinde mevcut ile hak ihlali yapıldığı iddia edilen iki sanat eseri üslubunun FSEK’nda karşılığını ortaya koyar. Hukukçunun temel yol haritası kanun yönetmelik ve içtihatlardır. Hukukçunun bu değerlendirmeyi yapabilmesi için mutlaka sanat uzmanın raporundan hareket etmesi esastır.                                                                                       

                                                                                                                                                               Ülkemizde hem hukuk,  hem de sanat tarihi eğitimi almış bir uzman olduğunu sanmıyorum.  Bilen varsa ve iletirse bilgimi güncellemiş olur ve bu kişinin birikiminden bir sanatsever olarak yararlanmak isterim. Hangi amaçla olursa olsun; hem sanat, sanat tarihi ile hukuk eğitimini birlikte almamış bir hukuk uzmanının sanatı destekleme adına bile olsa bir Ulusal yarışmada daimi seçici kurul üyesi olmasının uygun olmadığı görüşündeyim. Seçmek için çok büyük bir sanat tarihi ve resim hafızası gerektiren uzmanlık donanımına sahip olmak esastır. Bildiğim bir şey var “Herkes veya isteyen değil, sadece sanat uzmanlarının jüri olmasıdır.” Şefik Bursalı Resim Yarışması’nın daimi jüri üyesi Av.Ünsal Piroğlu’nun sanat ve sanat tarihi eğitimi almaması ve gereken sanat tecrübesi olmamasına rağmen doğrudan ve daimi seçici kurul üyesi olarak görev yapması yarışmanın ruhuna aykırıdır.

Yarışma şartnamesinde Ünsal Piroğlu’nun unvanı “Aile Temsilcisi” olarak yazmaktadır. Bu “Aile temsilciliği” bir Ulusal resim yarışmasında seçici kurul üyesi olmayı gerektiren ne sanatçı, ne sanat tarihçisi, ne eleştirmen ne de sanatla doğrudan ilgili bir eğitim veya belgeli bir birikim içermemektedir. Sadece hukuk eğitimi alan bir avukatın sanat ve sanat tarihine sahip olması imkânsıza yakındır. Av.Ünsal Piroğlu’nun bilmediğimiz sanat ve sanat tarihiyle ilgili Lisan veya Yüksek lisans bir eğitimi varsa peşin olarak özür dilerim.

Bu yazı ile amacın doğrudan veya dolaylı olarak Av. Ünsal Piroğlu’na saldırmak ve hakkında gerekçesiz eleştiriler yapmak değildir. Kendisi ile bir kaç sergide karşılaşmamız dışında da tanışıklığımız olmamıştır. Burada bir Avukatın yıllarca bir resim yarışmasında aile temsilcisi olarak doğrudan yarışmanın sonucunu etkileyecek görevde bulunmasını eleştiriyorum.  Av.Ünsal Piroğlu; Şefik Bursalı’nın telif hakları konusunda hukuki olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda yapması gereken neyse onları yapsın. Yarışma seçici kurul üyeliği başka bir uzmanlık gerektirir.

Şu denebilir “Bunca yılsonunda tecrübe kazandı.” O zaman şu soruları sanat dünyasına sorayım;

a- Bu tecrübenin niteliği bir resim yarışması seçici kurulunda olması gereken sanat ve sanat tarihine sahip olma düzeyinde mi?

b- İlk seçici kurul üyesi olarak yıllar önce görev yaptığı ilk yarışmada olması gereken donanıma sahip miydi?

c- Bir avukatın telif hakları mevzuatına çok iyi vakıf olması otomatikman sanat ve sanat tarihi birikimi sağlar mı?

Şefik Bursalı’nın varislerince Av. Ünsal Piroğlu’nun kendisine verdiği vekâletnamenin içeriğini bilmiyorum,  bu benim işim ve ilgi alanım değildir. Bildiğim bir konu var; Hukuki temsilcilik adı altında Şefik Bursalı yarışmasına daimi seçici kurul üyesi olarak katılmak sanata hizmet değildir.

Buradan doğrudan Av.Ünsal Piroğlu’na bir sanatsever olarak soruyorum; “Yapılan 19. Şefik Bursalı Resim Yarışması sonucunda yarışmanın seçici kurulunun çalışmasında nereden kaynaklanırsa kaynaklansın herhangi bir şekilde aksaklık olması sonucunda fotoğraftan resim aktarımını fark edememiş olmanız iyi niyetle bile olsa bir hata değil midir? Yarışma sonucunda bir ödülün iptal edilmesinde siz de dâhil olmak üzere tüm seçici kurulu üyeleri yanında yıllarca bu görevi yapmanıza rağmen önemli bir hatayı fark edemeyerek önleyememiş olmanız yarışmanın ruhuna zarar vermede özellikle sizin hiç mi kusurunuz yoktur?  20. Şefik Bursalı Resim Yarışması’nda “Aile Temsilcisi” unvanı adı altında seçici kurulda kalmaya devam edecek misiniz? Siz jüri üyesi olmazsanız bu yarışma yapılamayacak mı?”

Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerine de sorarım;

  1. Av. Ünsal Piroğlu bu yarışmada jüri üyesi olmazsa bu yarışma yapılmayacak mı?
  • Şefik Bursalı Resim yarışması hakkında aile ile hangi kapsamda bir anlaşma yapıldı?
  • Buna rağmen bu jüri üyesinin özelliği nedeniyle yarışmalar bu şartlarda devam edecek mi?

d- Olmasını pek arzu etmem,  aile mevcut şartlarda ısrar ederse bu yarışmayı düzenlemek mümkün müdür?

Bu konunun en makul çözümü Av. Ünsal Piroğlu’nun hangi şartlarda oluşmuş olursa olsun ve yıllardır devam eden Şefik Bursalı Resim Yarışması’ndaki daimi jüri üyeliğinden sanat hizmet adına ayrılmasıdır.

Netice olarak; Türkiye’nin çok önem Ulusal resim yarışmaları arasında bulunan 19. Şefik Bursalı Resim Yarışması uzun süredir görmemezlikten gelinen birçok sorunu ortaya koymuştur.

  1. Her ne şekilde seçilirse seçilsin bu görevi yapan jüri üyelerine hak ettikleri ücret ödensin ki; daha sonra gönüllük esasıyla yapılan bu hizmette hata çıkınca bu gerekçe olarak kullanılmasın.
  • Yarışma jüri üyelerinin sürekli değiştirilmesi, üye seçiminde bu konuda yeterli ve hassas üyelerin seçimine özellikle dikkat edilmesi gerekir.
  • Yarışmaya katılan tüm resimlerin arama motorlarında veya programlara aracılığıyla benzerlik testi yapıldıktan sonra jüri üyeleri göreve başlaması ön koşul olmalıdır. Fiziki olarak eser görmeden sadece fotoğraf üzerinden yapılan resim yarışmasının sonucu sağlıklı olmayacağı için ön eleme dâhil bu uygulama sona erdirilsin. Fiziki eserleri görmeden yapılan yarışmaların sonuçlarını sosyal medyada izliyoruz.
  • Sanat Tarihi ve Sanat eğitimi almamış sadece aile temsilcisi unvanıyla bu resim yarışmasına daimi jüri üyesi olan Av. Ünsal Piroğlu’nun bu yarışmadaki durumu sanat açısından tartışamaya açıktır.

En son söz; pandemi koşulları ile de olsa bu yarışma sonucunda bir başarı ödülünün iptal edilmesi hiç de olumlu olmaması yanında Şefik Bursalı Resim yarışmasının baştan aşağı gözden geçirilmesi gerekliliğini ortaya koymuştur.

Share Button

Yorumlar kapatıldı.