P. J. Proudhon: Sanatın İlkesi ve Toplumsal Amacı IV

Share Button

BÖLÜM IV

TARİHSEL EVRİM — MISIR: Tipik, simgesel ve alegorik sanat; sanatta topluluğun özgürlüğü ve gücü.[1]

Çeviren: Deniz Gökduman

Buraya kadar söylenenlerden şu sonuç çıkar: Sanat, tıpkı endüstri gibi, kendinde en yüksek amacını ya da sonunu bulamaz; bizde egemen bir yeti değil, bağımlı bir yetidir. Asıl egemen olan adalet ve gerçektir. Adaletve gerçek, vicdan ve bilim,

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Şafak Güneş Gökduman: Hülya Küpçüoğlu’nun “Üç Ayaklı Kedi Nerede?” Performansı Üzerine

Share Button

Üç Ayaklı Kedi Nerede

Bienal mekânları çoğu zaman sanatın görünürlük alanlarıdır: temsil edilen, çerçevelenen ve sergilenendir. Hülya Küpçüoğlu’nun “Bienale Bir Ekleme 3+1: Üç Ayaklı Kedi Nerede?” başlıklı performansı ise bu görünürlüğü ters yüz eder. Sanatçı, üzerinde “Üç Ayaklı Kedi Nerede?” cümlesinin, kedi patisi şeklinde bir görselin ve bir karekodun yer aldığı beyaz bir tişört giyerek 18. İstanbul Bienali alanlarında dolaşır.

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Gustave Geffroy: Sanatsal Yaşam (1890 – 1891) III (Olympia)

Share Button

III – OLYMPIA[1]

10 Şubat 1890.

Çeviren: Deniz Gökduman

Olympia adını anımsamamın yeterli olması, Edouard Manet’nin tablosunu ilk gördüğüm anki hâliyle yeniden gözlerimin önüne getiriyor: İlk kez ressamın atölyesinde, sanatçının Salon’a kabul edilmeyen iki eserini —Desboutin’in[2] portresi ve Çamaşır adlı tabloyu— sergilediği sırada; ikinci kez, Güzel Sanatlar Okulu’ndaki ölümünden sonraki sergide ve son

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Hülya Küpçüoğlu, Fatih Balcı İle Bienal Performansı Üzerine

Share Button

Hülya Küpçüoğlu: Projenin çıkış noktası neydi ve nasıl oluşturdunuz? Süreci anlatır mısınız?

Fatih Balcı: Performansımızı genel stratejimiz üzerine kurduk. Bu da genel olarak bağımsız bir sanatçı olarak varoluş mücadelesi içinde şekillenmiştir. Bu uzun bir mesele; bizi daha önce takip edenler ne demek istediğimi anlayacaktır. Bu çerçevede açılış günü performansımızı yapmaya karar verdik.

Bienalin teması “Üç Ayaklı Kedi” idi. Bienal metni içinde

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

HÜLYA KÜPÇÜOĞLU, BİENALE BİR EKLEME 3 + 1, ÜÇ AYAKLI KEDİ NEREDE? WHERE İS THE THREE-LEGGED CAT?

Share Button

“Üç Ayaklı Kedi Nerede?” sorusu eksiklik, görünmezlik ve bir o kadar da direncin bir metaforu olarak karşımıza çıkar. Kedi, ortada yoktur. Sadece izleri vardır. Bu izler, varlığın sessiz ama kalıcı tanıklığıdır. Üç ayakla yürümek direncin simgesidir. “Nerede?” sorusu izleyiciyi sürekli bir arayışta bırakır. “Üç ayaklı kedi” her yerde olabilir. Hem burada hem de hiçbir yerde… Soru, bize “üç ayaklı kedi”nin gerçekte var olup olmadığını

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

E. Gros-Kost: Courbet Zamanındaki Anılar (IX. FIKRALAR)

Share Button

IX. FIKRALAR[1]                                                     Çeviren: Deniz Gökduman

Ressamın içinde her zaman biraz “çırak” vardır.

Atölye gevezeliklerine duyulan sevgi, öyle çok dallanıp budaklanan köklere sahip bir sarmaşık gibidir ki, bir sanatçıyı bundan kurtarmak için aslında aynı anda onun kalbini de söküp almak gerekir.

Çırağın zaferi, taşlamadır.

Şimdi Courbet’nin birkaç hoş aldatmacasından söz

DEVAMINI OKUYUN
Share Button