Maks Martersteig: Zamanımızın Sanatına Giriş 5

Share Button

Maks Martersteig[1]: Zamanımızın Sanatına Giriş 5

“Zamanımızın Sanatına Giriş” adlı derlemeden, Leipzig, 1920[2]

Çeviri: Deniz Gökduman

Biz “en yeni Almanya”mızın doğayı reddetmesinden yola çıktık ve doğanın yerine bize ne vermek istediğine, yani “ruha” değinmiştik. Şimdi bu ruhla daha yakından tanışmamız gerekiyor; doğayla kopuşun içinde hangi tehlikeleri barındırdığını zaten açıklamıştık.

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Eksanat, Eleştirel Kültür Sanat Seçkisinin 2. Kitabı çıktı.

Share Button

Eleştiri Şimdi! sloganıyla ekdergi.com (Eleştirel Kültür) bünyesinde yayınlanan bağımsız sanat seçkisi EKSANAT’ın ikinci kitabı yayınlandı. İlk seçkide dünyaca ünlü sanatçımız Taner Ceylan’ı kapağına taşıyan yayınımız, bu kez çağdaş sanatımızın önemli sanatçılarımızdan Ekrem Yalçındağ’ı konuk ediyor. Yalçındağ’ın son “Natures” dizisi ekseninde zengin bir röportaja ünlü fotoğraf sanatçımız Çerkes Karadağ’ın portreleri eşlik ediyor. Kitapta ayrıca Lütfiye Bozdağ’ın Ahmet Güneştekin’in son sergisi üzerine kapsamlı bir eleştirisi de var. Her sayısında bir dosya vermeyi planlayan EKSANAT bu seçkisinde Almanya, Kriz ve Avangart başlığıyla 1920-30’lar Almanya’sına bakıyor. Meral Bostancı fotomontajın öncülerinden John Heartfield’i incelerken, çevirisini Deniz Gökduman’ın yaptığı Charles Waldstein’in, John Ruskin’in üzerine yazdığı inceleme, Işıl Savaşer ise Nazi dönemi Yeni Nesnelcilik akımını yorumluyor.

Seçkide ayrıca Joseph Kılçıksız’ın “Medea Söyleni ve Goya”, Fatih Balcı’nın “Güncel Sanat ve Karikatür” Övünç Demiray’ın “Başkasının Penceresi: Bakış”, Fehmi Gerçeker’in “Nöro Sanat” ve Vecdi Uzun’un Türkiye’de çok bilinmeyen “Metamodern Sanat” makaleleri de yer alıyor.

Eksanat genç sanatçılara ve galericilere yer vermeyi bu seçkisinde de sürdürüyor. Ekröportajın bu seçkideki konuğu ise çalışmalarıyla ilgi çeken Zafer Malkoç.

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Honoré de Balzac: Bilinmeyen Başyapıt – I

Share Button

I. GILLETTE[1] – 1

Çeviren: Deniz Gökduman

1612 yılının sonlarına doğru, soğuk bir aralık sabahında, oldukça sade giyimli genç bir adam, Paris’te Grands-Augustins sokağında bir evin kapısı önünde geziniyordu. İlk metres’inin yanına gitmekten çekinen bir âşık gibi uzun süre kararsızlıkla sokakta aşağı yukarı dolaştıktan sonra, sonunda o eşiği geçti ve Usta François Porbus’un[2] evde olup olmadığını sordu. Aşağı kattaki

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

P. J. Proudhon: Sanatın İlkesi ve Toplumsal Amacı IV

Share Button

BÖLÜM IV

TARİHSEL EVRİM — MISIR: Tipik, simgesel ve alegorik sanat; sanatta topluluğun özgürlüğü ve gücü.[1]

Çeviren: Deniz Gökduman

Buraya kadar söylenenlerden şu sonuç çıkar: Sanat, tıpkı endüstri gibi, kendinde en yüksek amacını ya da sonunu bulamaz; bizde egemen bir yeti değil, bağımlı bir yetidir. Asıl egemen olan adalet ve gerçektir. Adaletve gerçek, vicdan ve bilim,

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Gustave Geffroy: Sanatsal Yaşam (1890 – 1891) III (Olympia)

Share Button

III – OLYMPIA[1]

10 Şubat 1890.

Çeviren: Deniz Gökduman

Olympia adını anımsamamın yeterli olması, Edouard Manet’nin tablosunu ilk gördüğüm anki hâliyle yeniden gözlerimin önüne getiriyor: İlk kez ressamın atölyesinde, sanatçının Salon’a kabul edilmeyen iki eserini —Desboutin’in[2] portresi ve Çamaşır adlı tabloyu— sergilediği sırada; ikinci kez, Güzel Sanatlar Okulu’ndaki ölümünden sonraki sergide ve son

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

E. Gros-Kost: Courbet Zamanındaki Anılar (IX. FIKRALAR)

Share Button

IX. FIKRALAR[1]                                                     Çeviren: Deniz Gökduman

Ressamın içinde her zaman biraz “çırak” vardır.

Atölye gevezeliklerine duyulan sevgi, öyle çok dallanıp budaklanan köklere sahip bir sarmaşık gibidir ki, bir sanatçıyı bundan kurtarmak için aslında aynı anda onun kalbini de söküp almak gerekir.

Çırağın zaferi, taşlamadır.

Şimdi Courbet’nin birkaç hoş aldatmacasından söz

DEVAMINI OKUYUN
Share Button