Nilgün Yüksel: Eleştiriyi Görüyor musunuz?

Share Button
Baudrillard

Baudrillard, çağdaş sanatın hükümsüzlüğünden söz ettikten sonra, “Sanatla işbirliği içindeki paranoya şu anlama geliyor: Artık eleştirel bir yargı mümkün değildir, sadece hükümsüzlüğün dostane biçimde, zoraki bir güleryüzlülükle paylaşılması mümkündür”,[1] der.

İşte bu noktada eleştirmenin kafa karışıklığına ve duruşuna yeniden dönebiliriz. Böylesi bir yapı içinde, gerçekten tüm bu sistemden sıyrılarak söz söyleyebilecek bir eleştirmene

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Nilgün Yüksel: 20. Yüzyıl: Eleştirinin Dönüşümü (2)

Share Button
futuristika_marcus-boon-walter-benjamin-ve-uyuşturucu-edebiyatı_03

20. yüzyılda sanat eleştirisi bir yandan kurumsallaşırken diğer yandan kültür eleştirisine doğru evriliyordu. Sadece iki yüzyıl önce özerkliğini ilan eden son noktada sadece kendi için varolduğunu ortaya koyan sanat, bu kez toplumla yeni bir iletişim biçimi geliştiriyordu. Eleştirinin eleştirisi yapılırken düşünürler eleştiri disiplini üzerine de yazılar kaleme alıyordu. Bu bağlamda Walter Benjamin’in saptaması, eleştiri disiplininin ele alınışı bakımından

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Nilgün Yüksel: Eleştiri Krizi? (1)

Share Button
g.3. Denis Diderot, Louis-Michel van Loo

İyi de neydi bu eleştiri? Tam olarak ne zaman krize girmişti?

“Bugün neredeyse her şeye “sanat” diyerek işin içinden sıyrılabilirsiniz.”, der Lary Shiner ‘Sanatın İcadı’ adlı kitabının girişinde. “Sanat sayılan şeylerdeki bu patlamanın sebeplerinden biri, bizzat sanat dünyasının “sanat”la “hayat”ın yeniden birleştirilmesi hakkındaki eski temayı gündemine almış olmasıdır.”[1]

Antik dönemde bir heykel yontusuna, Bizans’ta bir ikona ustasına,

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Nilgün Yüksel: “Taşra”da Sanat

Share Button
Nilüfer Çile, Ruhsal Hallerimiz

Tüm ülkenin birbirinden nem kaptığı bir ortamda açıkçası bu başlığı atıp atmamak düşündürdü biraz. Yoksa elbette ki, periferi de denebilirdi ama o da taşra demek sonuçta! Her ne kadar her geçen yıl yeni sesler çıksa da İstanbul kaçınılmaz merkez!

İki yıl önce Türkiye bienallerine bir yenisi eklendi: Bodrum Bienali. Bu yıl katılımcı sanatçılardan Nilüfer Çile’nin vasıtasıyla haberdar olduğum bienali izleme şansım oldu. Eğer bienali tam da sözlük

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Nilgün Yüksel: Art Brut’ten Çağdaş Sanat’a 2

Share Button
2. -jean-dubbuffet-theredlist

Art Brut sanatçılarının çalışmaları geleneksel sanatın estetik kriterleriyle çelişmektedir. Geleneksel sanatın yansıttığı tipik çizgiler bu sanatçıların yaratıcılıklarında farklılaşır. Kaldı ki bu sanatçıların yaratıcı olma ya da sanatsal alanda ilerleme gibi kaygıları yoktur. Hatta çoğu zaman yapıtlarının sorumluluğunu da üstlerine almazlar.

Prinzhorn psikoterapist olmadan önce sanat tarihi konusunda eğitim almıştı. Çalışmalarında psikiyatrik

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Nilgün Yüksel: Art Brut’ten Çağdaş Sanata 1

Share Button
15. Hainrich Anton Müller

“Outsider Art” ya da “Art Brut” terimi 2. Dünya Savaşı’ndan sonra kullanılmaya başlanmıştır. Türkçeye “toplumdışı” olarak giren bu kavram, genel olarak sanat kültürü olmayan kişilerin yapıt­larını tanımlamak için kullanılır. Yapıtların kişi­lerin kendi benliklerinden kaynaklanması ve geçmiş ya da güncel hiçbir akımla benzerlik göstermemesiyle, bir bakıma kültürel sanatın karşıtıdır. Çoğunlukla toplumun dışına

DEVAMINI OKUYUN
Share Button