Untitled, SANATORIUM, 07 – 27 Temmuz 2018
SANATORIUM, 07 – 27 Temmuz 2018 tarihleri arasında, yeni sezon öncesi, temsil ettiği tüm sanatçılarının işlerinden örneklerin yer alacağı bir seçki sunuyor.
Galeride bugüne kadar açılmış sergilerden seçilmiş; Kerem Ozan Bayraktar, Ludovic Bernhardt, Luz Blanco, Orhan Cem Çetin, Mehmet Dere, Yunus Emre Erdoğan, Erol Eskici, Stephan Kaluza, Çağla Köseoğulları, Ali İbrahim Öcal, Yağız Özgen, Zeyno Pekünlü, Farid Rasulov, Sergen Şehitoğlu, Merve Şendil,
Summertime Sadness, Rosalind Breen & Tony Toscani, Massey Klein Gallery, (July 27 – August 26, 2018)
TONY TOSCANI
Lives and works in Brooklyn, NY
Toscani is a contemporary, figurative painter. His compositions reference work by master painters, Picasso, Léger, Matisse, and Botero, while his use of vibrant blues, crisp greens, and contemporary settings bring each painting into the present. Toscani’s work provides an intimate look at mortality, spirituality and poetically expresses scenes of everyday life. His figures draw us in to contemplate a scene whose narrative is at once familiar but also eludes
ABOUT WOMEN 2018 IN GERMANY 21 Juli – 12 August 2018
BALABAN 97. YAŞINDA!, “BALABAN BASKI RESİMLERİ SERGİSİ”, Corpus Galeri, (18 Temmuz – 18 Ağustos 2018)
Didem Elif: Gölge Ruh
Ben. Bir kadın. Gelin olmuş, iniyorum birer birer merdivenleri. Beyazlar içinde, karanlığın içine doğru yol alıyorum. Her adımda ruhum büklüm büklüm kıvrılıyor. İnmeden önce yok olmayı göze aldım. Kendimi yeni baştan yaratmak için gereken bu. Masum bir gelinlikle girdiğim bu yerde, yırtıcı bir ejderhaya dönüşeceğimi bile bile indim tüm merdivenleri.
Ejderhalar sık acıkır. Mutfaktayım işte. İçimdeki ejderhayı doyuracağım yerdeyim. Gönül rahatlığıyla
Utku Varlık: Heykel ve Anıtın Sefaleti
Tüm yaşantımda niçin bir idefiks oldu; anıtlara takıntım ve heykeldeki olamazlığı sürekli yargılamam? Oysa zevksizlik diz boyu, tüm plastik sanatlar diye tanımladığımız olguda; Çağdaş Sanat sapması sanki çirkinliğe övgü, resimde boyayamamak, çizememe, kirletme! Evet beğeni, ama kim kimi yargılıyor; yargılasın diye geçiştiremeyiz çünkü bu zevksizlik paraya, ün’e dönüşüp, bir nehir misali zengin koleksiyonlara, ünlü mimarlara çizdirilen modern müzelere,






