Nilgün Yüksel, Mehmet Gazioglu ile Dönüşüm Üzerine
Bu yılın Eylül ayı birçoğumuz için kaotik, hızlı, baş döndürücü geçmiş olmalı. Sanat etkinlikleri, daha önce hayata geçenlere eklemlenen yeni müzeler, sanatsal etkinliklerin devasa organizasyonlara dönüştüğü biteviye genişleyen bir sistem. Dışarıdan bakıldığında sonsuz bir üretim hâli. Olan biten her şey, her seferinde bakışımızı değiştiriyor, yeniliyor.
Bu geniş ağa elbette ki galeriler de yeni üretimler, yeni seslerle karşılık veriyor. GaleriMiz’de
Belgin Balanoğlu Alagöz: KULAKLARINI TIKA ÇAĞDAŞ İNSAN
Modernliğin, insanlığı evrensel boyuta ulaştırdığını savunan düşüncelerle ve gerek Modernliğin ülkeler, halklar içine yayıldığı savından yola çıkan düşünce sistemi oluşturarak bu konuda yeni teoriler üretenler, gerekse Modernizmin, Postmodernizme devşirildiğini savunan düşüncelerin olduğu bir çağda, yaşamaktayız. Aydınlanma çağının batıya bakışımızdaki iyimserliği ve ‘Batıcılık’ kavramının başlamasına temel oluşturması
“Dışarıdan”, Artist 2019, 29. İstanbul Sanat Fuarı (Salon 8 – 812/A) 02-10 Kasım 2019
“
DIŞARIDAN”
İnsanın yaşadığı yüzyılda toplumla temas kurma biçimleri ve kendi olma sürecini dışarıdaki nesne, oluşum ve insanlarla tamamlamaya çalışması, onun sanata olan ihtiyacını artırırken sanat da bu gerçekliği kendine malzeme yaparak çoklu ortamlarda gösterme fırsatını yakalar. Bu nedenle bireylerin sanatla -doğal bağlarını koparmadan- münasebet kurduğu ortamlar, sanatın varlığını pekiştiren ve varoluşunu tamamlayan atmosferin önemli bir parçasıdır.
Atılım Şahan: “Hiçbirimiz daha iyisini yapamayız. Altamira’dan sonra herşey dekadanstır”…
Bu çizimler Fransa’nın güneyindeki Chauvet mağarasında 1994 yılında keşfedildi. Radyokarbon testleri milattan önce 32.000 yılında yani günümüzden 34.000 yıl önce resmedildiğini gösteriyor. Düşünün İsa peygamber 2.000 yıl önce yaşadı, Piramitler 4.000 yıl önce inşa edildi, yazı yaklaşık 5.200 yıl önce icad edildi. Bu resimler ise 34.000 yıl önce yapılmış. Resim yapılırken buzul çağındayız. Henüz Dünya üzerinde devletler, sınırlar, milletler
ORHAN TAYLAN’DAN “SATAŞMA” RESİMLERİ, Kızıltoprak Sanat Galerisi, (02-27 Kasım 2019)
İnsan sevdiklerine sataşır.
Ama sataşma; şaka yollu, incelikli ve esprili olmalı. Yoksa incitirsiniz sevdiğiniz insanı. Önce şaşırtmalı, sonra gülümsetmeli…
İşte böyle düşünerek, belki biraz da haddimin sınırlarını zorlayarak, büyük ustaların başeserlerine sataşmayı denedim. Başeserler olmaları, yani herkesçe bilinen resimler olmaları önemliydi. Çünkü bu, yapmak istediklerimin kolay anlaşılmasını sağlayacaktı.
Bir de, erken rönesans döneminde bütün
IŞIL SAVAŞER: TÜRK RESİM SANATINDA SOYUTLUK ALGISI
Türkiye’de 1950’den itibaren yaşanan gelişmelere bakacak olursak, II. Dünya Savaşı’nın sona erdiği, çok partili dönemin başladığı ve çeşitli toplumsal, siyasal değişimlerin yaşandığı 1950’ler Türkiye’sinde toplumsal gerçekçilik anlayışını benimseyen ve soyut resimler yapan ressamların varlığı görülmektedir. 1950’li yıllar, soyut resmin Türkiye’ye girdiği yıllardır. 1930’lardan 1955’e kadar yapılan çalışmalarda renkten çok biçim bozmaları





