Barış Kurt: Kültürün Bakanlığı Olur mu?
Bu soru cümlesi ilk okuyanlar için nasıl bir anlam ifade edebilir, ya da herkes benzer anlamı çıkarır mı bilinmez ama hemen “diğer ülkelerde özellikle Avrupa’da ve Amerika’da durum nedir?” gibi bir başka soru cümlesiyle çözüm aramak sanki esas soruyu basite almak gibi olacak.
O zaman ne yapacağız? Önce “kültür” ne demektir ona bir bakalım: “İnsana ilişkin bir kavram olarak kültür, tarih içerisinde yaratılan bir anlam ve önem sistemidir. Bir grup insanın
Peker Sanat Ödülleri II,
Peker Grubu, farklı sektörlerde gösterdiği etkinliklerin yanı sıra, sanata ve sanatçıya destek olmak amacıyla “Başarı Ödülleri”, ’’Mansiyon’’ ve “Onur Ödülü” verecektir. Sanata değer katmak için, bu yıl ikincisi verilecek olan ödüllerin gelenekselleşmesi ve Türk resim sanatına yararlı olması umuduyla tüm sanatçılara başarılar dileriz.
Peker Sanat Başarı Ödülleri ve Mansiyonları:
Resim alanında yaratımda bulunan genç sanatçıları tanıtmak,
Haluk Öner: Baykuş’un Gör Dedikleri / Kör Baykuş’u Okuma Biçimleri
Bana göre değildi bu dünya; bir avuç yüzsüz, dilenci, bilgiç,
kabadayı, vicdansız, açgözlü içindi; onlar için kurulmuştu bu dünya.
Yeryüzünün güçlülerine avuç açanlar, yaltaklanmasını bilenler için.
Duygu kimi zaman insanın kaburgasında kaynayan kimi zaman da ilikleri donduran, gülümsetip ağlatan garip soyutluktur. Tarifi güçtür çünkü yazının icadından beri anlatmaya çabalar insan, ancak yazarsa hisleri dökülür, temizlenir kirli göğsü insanlığın.
Nilgün Yüksel: Zizek Üzerinden Bir Okuma Denemesi 1 Nesnesini Yitirmiş Arzu
Frank Lentricchia ve Jody Mcauliffe’in birlikte kaleme aldıkları “Katiller, Sanatçılar ve Teröristler” adlı kitabın ilk makalesi 11 Eylül saldırılarından yola çıkar. Besteci Karlheinz Stockhausen Dünya Ticaret Merkezi’nin yıkılışını büyük bir sanat eseri olarak tanımlamış ve bir skandalın kopmasına neden olmuştur. Aslında Karlheinz Stockhausen’in açıklaması hiç de bize yansıyan kadar kötücül duygular içermemektedir. Cümleyi tersine çevirirsek
Lütfiye Bozdağ: Su Perisinin Hikayesi
Ben Nymphe,
Milattan sonra ikinci yüzyılda bugün sizin İzmir olarak bildiğiniz ancak o zamanlar Roma İmparatorluğu sınırları içinde kalan bu topraklarda yaşıyordum. Ormanlarda kırlarda bayırlarda nehir kenarlarında dans ederek, şarkı söyleyerek mutlu bir hayat sürüyordum. Her sabah güneşin doğmasıyla doğanın güzelliğine uyanıyor, ormanda gezintiye çıkıyordum. Orman beni büyülüyor, çiçeklerin mis kokuları aklımı başımdan alıyordu. Rengârenk çiçeklerin
Doç.Dr.Ulaş Başar Gezgin: Öyleyse, Tümden Eğiğiz Ama Ezik Değil… (*)
Ulaş Başar Gezgin, ulasbasar@gmail.com , 3 Nisan 2013
Tüm Yapıtları: http://www.slideshare.net/dr_gezgin/gezgin-kaynaka-1-nisan-2013-stanbul
(*) Gündoğ Yücesan’ın bir tablosundan esinlenerek
Gün ağarıyor. Bir önceki günün bir eşi mi bu? Yoksa beyaz bir sayfa mı? Kızıllaşan gök, söylemiyor bunu bize ve orman sakinlerinin dilini anlayamıyoruz biz. Belki de yangındır, bu göğü kızıllayan. Güneşin yangın olarak indiği zamanlar da vardır dünyaya… Öyleyse?..
Bitki





